1961 ANAYASASI
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Kabul Tarihi: 9 Temmuz 1961 Kanun No: 334
Resmî Gazete, 20.7.1961, Sayı: 10859
Düstur No: 4 Tertip 1-2, s.2930
9 Temmuz 1961 tarih ve 334
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 27 Mayıs 1961 tarihinde Kurucu Meclisçe
kabul edilmiş, halkoyuna sunulmak üzere 31 Mayıs 1961 tarihli Resmî Gazetede
yayınlanmış, 9 Temmuz 1961 günü yapılan halkoylaması ile % 61.7 oranında “evet”
oyu ile kabul edilmiş ve 20 Temmuz 1961 tarih ve 10859 sayılı Resmî Gazetede
yayınlanmıştır.
Kısaltmalar:
RG:
Resmi Gazete
AMKD:
Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi
1961 ANAYASASINDA YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER
Birinci Değişiklik:
6.11.1969 tarih ve 1188 sayılı Kanun ile
Anayasanın 68’inci maddesi değiştirilmiş, geçici 11’inci maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır (RG, 12.11.1969-13349). Anayasa Mahkemesinin 16.6.1970 tarih ve
E.1970/1, K.1970/31 sayılı Kararı ile bu Anayasa değişikliği kanunu iptal
edilmiştir (AMKD, Sayı 8, s.313-341).
İkinci Değişiklik:
17.4.1970 tarih ve 1254 sayılı Kanunla,
Anayasanın 73’üncü maddesi değiştirilmiş ve bir Geçici 11’inci madde eklenmiştir
(RG, 22.4.1970-13478).
Üçüncü Değişiklik:
17.4.1970 tarih ve 1255 sayılı Kanunla
Anayasanın 131’inci maddesi değiştirilmiştir (RG, 22.4.1970-13478).
Dördüncü Değişiklik:
30.6.1971 tarih ve 1421 sayılı Kanunla
Anayasanın 56 ve 82’nci maddeleri değiştirilmiştir (RG, 2.7.1971-13383)..
Beşinci Değişiklik:
20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla
Anayasanın 11, 15, 19, 22, 26, 29, 30, 32, 38, 46, 61, 64, 89, 110, 111, 114,
119, 120, 121, 124, 127, 134, 137, 138, 140, 143, 144, 145, 147, 149, 151, ve
152’nci maddeleri değiştirilmiştir. Keza Anayasaya Geçici 12, 13'üncü 14, 15,
16, 17, 18, 19, 20’nci geçici maddeler eklenmiştir (RG, 22.9.1971-13964).
Altıncı Değişiklik:
15.3.1973 tarih ve 1699 sayılı Kanunla
Anayasanın 30’uncu maddesinin 4’üncü fıkrası ve 57’nci maddenin
|
2
ile 3’üncü fıkrası değiştirilmiştir. 136’ncı maddeye ise 2, 3, 4, 5, 6 ve
7’nci fıkralar ilave edilmiştir. 138’inci maddenin 4’üncü fıkrası ve
148’inci maddenin 2’nci fıkrası değiştirilmiştir. Keza Anayasaya geçici 21
ve 22’nci geçici maddeler eklenmiştir (RG, 20.3.1973-14482). |
Yedinci Değişiklik:
16.4.1974 tarih ve 1801 sayılı Kanunla
Anayasanın 68’inci maddesi değiştirilmiş, Anayasanın ilk şeklinde bulunan geçici
11’inci madde tekrar kaldırılmıştır (RG, 22.4.1974-14866).
1961 anayasası madde dizini
B A Ş L A N G I Ç
Birinci Kısım
GENEL ESASLAR
Madde 1: Devletin Şekli
Madde 2: Cumhuriyetin Nitelikleri
Madde 3: Devletin Bütünlüğü, Resmî Dil; Başkent
Madde 4: Egemenlik
Madde 5: Yasama Yetkisi
Madde 6: Yürütme Görevi
Madde 7: Yargı Yetkisi
Madde 8: Anayasanın Üstünlüğü ve Bağlayıcılığı
Madde 9: Devlet Şeklinin Değişmezliği
İkinci Kısım
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
Birinci Bölüm
GENEL HÜKÜMLER
Madde 10: Temel Hakların Niteliği ve Korunması
Madde 11: Temel Hakların Özü
Madde 12: Eşitlik
Madde 13: Yabancıların Durumu
İkinci Bölüm
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
Madde 14: Kişi Dokunulmazlığı
Madde 15 : Özel Hayatın Gizliliği
Madde 16 : Konut Dokunulmazlığı
Madde 17 : Haberleşme Hürriyeti
Madde 18: Seyahat ve Yerleşme Hürriyeti
Düşünce ve İnanç Hak ve Hürriyetleri
Madde 19: Vicdan ve Din Hürriyeti
Madde 20 : Düşünce Hürriyeti
Basın ve Yayımla İlgili Hükümler
Madde 21 : Bilim ve Sanat Hürriyeti
Madde 22 : Basın Hürriyeti
Madde 23 : Gazete ve Dergi Çıkarma Hakkı
Madde 24 : Kitap ve Broşür Çıkarma Hakkı
Madde 25 : Basın Araçlarının Korunması
Madde 26 : Basın Dışı Haberleşme Araçlarından
Faydalanma Hakkı
Madde 27 : Düzeltme ve Cevap Hakkı
Toplantı Hak ve Hürriyetleri
Madde 28 : Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı
Madde 29 : Dernek Kurma Hakkı
Hakların Korunması İle İlgili Hükümler
Madde 30 : Kişi Güvenliği
Madde 31 : Hak Arama Hürriyeti
Madde 32 : Tâbii Yargı Yolu
Madde 33 : Cezaların Kanuni ve Şahsî Olması;
Zorlama Yasağı
Madde 34 : İspat Hakkı
Üçüncü Bölüm
SOSYAL VE İKTİSADÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
Madde 35: Ailenin Korunması
Madde 36 : Mülkiyete Ait Genel Kural
Madde 37 : Toprak Mülkiyeti
Madde 38 : Kamulaştırma
Madde 39 : Devletleştirme
Madde 40: Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti
Madde 41: İktisadî ve Sosyal Hayatın Düzeni
Çalışma ile İlgili Hükümler
Madde 42 : Çalışma Hakkı ve Ödevi
Madde 43 : Çalışma Şartları
Madde 44 : Dinlenme Hakkı
Madde 45 : Ücrette Adâlet Sağlanması
Madde 46 : Sendika Kurma Hakkı
Madde 47 : Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı
Madde 48: Sosyal Güvenlik
Madde 49: Sağlık Hakkı
Madde 50: Öğrenimin Sağlanması
Madde 51: Kooperatifçiliği Geliştirme
Madde 52: Tarımın ve Çiftçinin Korunması
Madde 53: Devletin İktisadî ve Sosyal Ödevlerinin
Sınırı
Dördüncü Bölüm
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
Madde 54: Vatandaşlık
Madde 55: Seçme ve Seçilme Hakkı
Madde 56: Parti Kurma Hakkı ve Partilerin Siyasî
Hayattaki Yeri
Madde 57 : Partilerin Uyacakları Esaslar
Madde 58 : Hizmete Girme
Madde 59 : Mal Bildirimi
Madde 60: Millî Savunma Hak ve Ödevi
Madde 61: Vergi Ödevi
Madde 62: Dilekçe Hakkı
Üçüncü
Kısım
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
Birinci Bölüm
YASAMA
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Madde 63: T.B.M.M.'nin Kuruluşu
Madde 64 : Genel Olarak
Madde 65 : Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma
Madde 66 : Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme
Millet Meclisi
Madde 67 : Kuruluş
Madde 68 : Milletvekili Seçilme Yeterliği
Madde 69 : Millet Meclisinin Seçim Dönemi
Cumhuriyet Senatosu
Madde 70 : Kuruluş
Madde 71 : Cumhuriyet Senatosuna Üye Seçme Hakkı
Madde 72 : Cumhuriyet Senatosu Üyeliğine Seçilme
Yeterliği
Madde 73 : Cumhuriyet Senatosu Üyeliğinin Süresi
Madde 74: T.B.M.M. Seçimlerinin Geriye Bırakılması
ve
Ara Seçimleri
Madde 75: Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi
Meclislere Ait Müşterek Hükümler
Madde 76 : Milletin Temsili
Madde 77 : And İçme
Madde 78 : Üyelikle Bağdaşmıyan İşler
Madde 79 : Yasama Dokunulmazlığı
Madde 80 : Üyeliğin Düşmesi
Madde 81 : İptal İstemi
Madde 82 : Ödenek ve Yolluklar
T.B.M.M.’nin Faaliyetiyle İlgili Hükümler
Madde 83 : Toplanma ve Tatil
Madde 84 : Başkanlık Divanı
Madde 85 : İçtüzük, Siyasî Parti Grupları ve Kolluk
İşleri
Madde 86 : Toplantı ve Karar Yeter Sayısı
Madde 87 : Görüşmelerin Açıklığı ve Yayımlanması
T.B.M.M.'nin Denetim Yolları
Madde 88 : Genel Olarak
Madde 89 : Gensoru
Madde 90 : Meclis Soruşturması
Kanunların Yapılması
Madde 91 : Kanun Teklif Etme Yetkisi
Madde 92 : Kanunların Görüşülmesi ve Kabulü
Madde 93 : Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayınlanması
Madde 94 : Bütçenin Görüşülmesi ve Kabulü; Gider
Artırıcı ve Gelir Azaltıcı Teklifler
İkinci Bölüm
YÜRÜTME
Cumhurbaşkanı
Madde 95 : Seçimi ve Tarafsızlığı
Madde 96: And İçmesi
Madde 97: Görev ve Yetkileri
Madde 98: Sorumsuzluğu
Madde 100: Cumhurbaşkanına Vekillik Etme
Madde 101: Görevin Sona Ermesi ve Yeni
Cumhurbaşkanı Seçimi
Bakanlar Kurulu
Madde 102: Kuruluş
Madde 103: Göreve Başlarken Güven Oyu
Madde 104: Görev Sırasında Güven Oyu
Madde 105: Görev ve Siyası Sorumluluk
Madde 106: Bakanlıkların Kurulması ve Bakanlar
Madde 107: Tüzükler
Madde 108: Millet Meclisi Seçimlerinin
Cumhurbaşkanınca
Yenilenmesi
Madde 109: Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu
Millî Savurma
Madde 110: Başkomutanlık ve Genel Kurmay Başkanlığı
Madde 111: Millî Güvenlik Kurulu
İdare
İdarenin Esasları
Madde 112: İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel
Kişiliği
Madde 113: Yönetmelikler
Madde 114: Yargı Denetimi
İdarenin Kuruluşu
Madde 115: Merkezi İdare
Madde 116: Mahalli İdareler
Memurlarla İlgili Hükümler
Madde 117: Genel Kural
Madde 118: Memur Teminatı
Madde 119: Memurların Siyasî Partilere ve
Sendikalara
Girememesi
Özerk Kuruluşlar
Madde 120: Üniversiteler
Madde 121: Radyo ve Televizyonun İdaresi ve Haber
Ajansları
Madde 122: Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek
Kuruluşları
Olağanüstü Yönetim Usûlleri
Madde 123: Olağanüstü Haller
Madde 124: Sıkıyönetim
Madde 125: Kanunsuz Emir
İktisadî ve Malî Hükümler
Madde 126: Bütçe
Madde 127: Sayıştay Kamu İktisadî Teşebbüslerinin
Denetlenmesi
Madde 128: Kesin Hesaplar
Kalkınma
Madde 129: Kalkınma Planı ve Devlet Planlama
Teşkilatı
Madde 130: Tâbii Servet Kaynaklarının Aranması ve
İşletilmesi
Madde 131: Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi
Üçüncü Bölüm
YARGI
Genel Hükümler
Madde 132: Mahkemelerin Bağımsızlığı
Madde 133: Hâkimlik Teminatı
Madde 134: Hâkimlik Mesleği
Madde 135: Duruşmanın Açık ve Kararların Gerekçeli
Olması
Madde 136: Mahkemelerin Kuruluşu
Madde 137: Savcılık
Madde 138: Askerî Yargı
Yüksek Mahkemeler
Madde 139: Yargıtay
Madde 140: Danıştay
Madde 141: Askerî Yargıtay
Madde 142: Uyuşmazlık Mahkemesi
Yüksek Hâkimler Kurulu
Madde 143: Kuruluş
Madde 144: Görev ve Yetkileri
Anayasa Mahkemesi
Madde 145: Üyelerin Seçimi
Madde 146: Üyeliğin Sona Ermesi
Madde 147: Görev ve Yetkileri
Madde 148: Yargılama ve Çalışma Usûlü
Madde 149: Dava Hakkı
Madde 150: Dava Açma Süresi
Madde 151: Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde
İleri Sürülmesi
Madde 152: Anayasa Mahkemesinin Kararları
Dördüncü Kısım
MALÎ VE EKONOMİK HÜKÜMLER
Madde 153: Devrim Kanunlarının Korunması
Madde 154: Diyanet İşleri Başkanlığı
Beşinci Kısım
GEÇİCİ HÜKÜMLER
Geçici Madde 1 : Millet Meclisi ve Cumhuriyet
Senatosu Geçici Geçici Madde 2 : Cumhuriyet Senatosunun Kurulması
Geçici Madde 3 : Geçici İçtüzük
Geçici Madde 4 : Kurucu Meclis, Millî Birlik
Komitesi ve
Temsilcileri Meclisinin Hukukî Varlıklarının Sona Ermesi; Devrim
Tasarrufları
Geçici Madde 5 : Cumhurbaşkanı Seçimi
Geçici Madde 6 : Bakanlar Kurulunun Kurulması
Geçici Madde 7 : Yeni Organ, Kurum ve Kurulların
Kurulması
Geçici Madde 8 : Eski Organ, Kurum ve Kurulların
Durumu
Geçici Madde 9 : Eski Kanunların Anayasaya
Aykırılığı İddiası
Geçici Madde 10 : İlk Cumhuriyet Senatosunda Ad
Çekme
Geçici Madde 11 : Affedilenlerin Seçilme
Yeterliliği
Altıncı Kısım
SON HÜKÜMLER
Madde 155: Anayasanın Değiştirilmesi
Madde 156: Başlangıç ve Kenar Başlıklar
Madde 157: Anayasanın Yürürlüğe Girmesi
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI
Kabul Tarihi: 9 Temmuz 1961 Kanun No:
334
Resmî Gazete, 20.7.1961, Sayı 10859.
Düstur No: 4 Tertip 1-2, s.2930.
BAŞLANGIÇ
Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve
hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasa ve hukuk dışı tutum ve
davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını
kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve
tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler etrafında
toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli
bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk
Millîyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesinin, Millî
Mücadele ruhunun, millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam
şuuruna sahip olarak;
İnsan hak ve hürriyetlerini, millî
dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını
gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk
devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi
tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilan ve onu, asıl teminatın
vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete,
adâlete ve fazilete aşık evlatlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.
Birinci Kısım
GENEL ESASLAR
I. Devletin Şekli
MADDE 1.-
Türkiye devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin
Nitelikleri
MADDE 2.-
Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3.-
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Resmî dil Türkçedir.
Başkent Ankara'dır.
IV. Egemenlik
MADDE 4.-
Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu
esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir suretle
belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılmaz. Hiçbir kimse veya organ
kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
V. Yasama Yetkisi
MADDE 5.-
Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VI. Yürütme Görevi
MADDE 6.-
Yürütme görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından yerine getirilir.
VII. Yargı
Yetkisi
MADDE 7.- Yargı
yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
VII. Anayasanın
Üstünlüğü ve Bağlayıcılığı
MADDE 8.-
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlıyan temel hukuk kurallarıdır.
IX. Devlet
Şeklinin Değişmezliği
MADDE 9.-
Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez.
İkinci Kısım
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
Birinci Bölüm
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel Hakların
Niteliği ve Korunması
MADDE 10.-
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve
hürriyetlere sahiptir.
Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette
sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve
mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.
II. Temel
Hakların Özü
MADDE 11.-
Temel hak ve hürriyetler, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, ancak
kanunla sınırlanabilir.
Kanun kamu yararı, genel ahlâk, kamu
düzeni sosyal adâlet ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa bir hakkın ve
hürriyetin özüne dokunamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 11-.
Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, kamu
yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın
diğer maddelerinde gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun
olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak
ve hürriyetlerin özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer
alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya Türk
Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din
ve mezhep ayırımına dayanarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti
ortadan kaldırmak kasdı ile kullanılamaz.
Bu hükümlere
aykırı eylem ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
III. Eşitlik
MADDE 12.-
Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa
imtiyaz tanınamaz.
IV. Yabancıların
Durumu
MADDE 13.- Bu
kısımda gösterilen hak ve hürriyetler, yabancılar için milletlerarası hukuka
uygun olarak, kanunla sınırlanabilir.
İkinci Bölüm
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişi
Dokunulmazlığı
MADDE 14.-
Herkes, yaşama, maddî ve mânevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi
hürriyetine sahiptir.
Kişi dokunulmazlığı ve hürriyeti, kanunun
açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça
kayıtlanamaz.
Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz.
İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan ceza
konulamaz.
II. Özel Hayatın
Korunması
a) Özel Hayatın Gizliliği
MADDE 15.- Özel
hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adli kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar
saklıdır.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne
göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından
gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 15.-
Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî
kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça
gösterdiği hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de
kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel kâğıtları
ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
b) Konut Dokunulmazlığı
MADDE 16.-
Konuta dokunulamaz.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne
göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî güvenlik veya kamu düzeni bakımından
gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, konuta girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c) Haberleşme
Hürriyeti
MADDE 17.-
Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunun
gösterdiği hallerde, hâkim tarafından kanuna uygun olarak verilmiş bir karar
olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
III. Seyahat ve
Yerleşme Hürriyeti
MADDE 18.-
Herkes, seyahat hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama
ve salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Herkes, dilediği yerde yerleşme hürriyetine
sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama, salgın hastalıkları
önleme, kamu mallarına koruma, sosyal, iktisadî ve tarımsal gelişmeyi
gerçekleştirme zorunluluğuyla ve kanunla sınırlanabilir.
Türkler, yurda girme ve yurt dışına çıkma
hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma hürriyeti kanunla düzenlenir.
IV. Düşünce ve
İnanç Hak ve Hürriyetleri
a) Vicdan ve Din Hürriyeti
MADDE 19.-
Herkes, vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu düzenine veya genel ahlâka veya bu
amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmayan ibadetler, dinî ayin ve törenler
serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere
katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Kimse, dinî inanç
ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve öğrenimi, ancak kişilerin
kendi isteğini ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, iktisadî, siyasî
veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya
siyasî veya şahsî çıkar veya nüfuz sağlama amacıyla, her ne suretle olursa
olsun, dinî veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar
edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda
kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır; dernekler, yetkili mahkemece ve siyası
partiler, Anayasa Mahkemesince temelli kapatılır.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 19.-
Herkes, vicdan ve dinî inanç ve kanaat hürriyetine
sahiptir.
Kamu düzenine
veya genel ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmayan
ibâdetler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibâdete,
dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve
öğrenimi, ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanunî temsilcilerinin
isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin
sosyal, iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsla, din
kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya nüfuz sağlama amaciyle,
her ne suretle olursa olsun, dinî veya din duygularını yahut dince kutsal
sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya
başkasını bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında, kanunun
gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasî partiler Anayasa Mahkemesince temelli
kapatılır.
b) Düşünce
Hürriyeti
MADDE 20.-
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlarını söz,
yazı, resim ile veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklayabilir
ve yayabilir.
Kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya
zorlanamaz.
V. Bilim ve Sanat
Hürriyeti
MADDE 21.-
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme, öğretme, açıklama, yayma ve bu
alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Eğitim ve öğretim, Devletin gözetim ve
denetimi altında serbesttir.
Özel okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet
okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
VI. Basın ve
Yayımla İlgili Hükümler
a) Basın Hürriyeti
MADDE 22.-
Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetini
sağlıyacak tedbirleri alır.
Basın ve haber alma hürriyeti, ancak millî
güvenliği veya genel ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına
tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı önlemek ve yargı görevinin amacına uygun
olarak yerine getirilmesini sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek
kararlar saklı olmak üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin
toplatılması bu tedbirlerin uygulanacağını kanunun açıkça gösterdiği suçların
işlenmesi halinde ve ancak hâkim karariyle olabilir.
Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergiler
ancak 57 nci madde de belirtilen fiiilerden mahkum olma halinde mahkeme
kararıyla kapatılabilir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 22.-
Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve
haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın ve haber
alma hürriyeti, ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu düzenini,
millî güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği veya genel ahlâkı
korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye
kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesini sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı görevinin
amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar
içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere, olaylar hakkında
yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de
yayımlanan gazete ve dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde
hâkim karariyle; Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin,
kamu düzeninin veya genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de, kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir.
Toplatma kararını veren yetkili merci, bu kararını en geç 24 saat içinde
mahkemeye bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün içinde onaylamazsa, toplatma
kararı hükümsüz sayılır.
Türkiye'de
yayımlanan gazete ve dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka,
insan hak ve hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal Cumhuriyet
ilkelerine veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne aykırı
yayımlardan mahkûm olma halinde mahkeme karariyle kapatılabilir.
b) Gazete ve
Dergi Çıkarma Hakkı
MADDE 23.-
Gazete ve dergi çıkarılması, önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Gazete ve dergilerin çıkarılması, yayımı,
malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili şartlar kanunla düzenlenir.
Kanun, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya
zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî veya teknik kayıtlar koyamaz.
Gazete ve dergiler, Devletin ve diğer kamu
tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkanlarından eşitlik
esasına göre faydalanır.
c) Kitap ve
Broşür Çıkarma Hakkı
MADDE 24.-
Kitap ve broşür yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez.
Türkiye’de yayımlanan kitap ve broşürler, 22
nci maddenin 5 nci fıkrası hükümleri dışında, toplatılamaz.
d) Basın
Araçlarının Korunması
MADDE 25.-
Basımevi ve eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle de
olsa, zapt veya müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
e) Basın Dışı
Haberleşme Araçlarından Faydalanma Hakkı
MADDE 26.-
Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme
ve yayın araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve
usûlleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla
düzenlenir. Kanun, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlara
ulaşılmasının ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu köstekleyici kayıtlamalar
koyamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 26.-
Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri
elindeki basın dışı haberleşme ve yayın araçlarından faydalanma hakkına
sahiptir. Bu faydalanmanın şartları ve usûlleri, demokratik esaslara ve
hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla düzenlenir. Kanun, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, insan haklarına dayanan millî, demokratik, lâik ve
sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın korunması halleri dışında
kalan bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve
kanaatlere ulaşmasını ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar
koyamaz.
f) Düzeltme ve
Cevap Hakkı
MADDE 27.-
Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması
veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve
kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından karar verilir.
VII. Toplantı Hak
ve Hürriyetleri
a) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı
MADDE 28.-
Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri
yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Bu hak, ancak kamu düzenini korumak için
kanunla sınırlanabilir.
b) Dernek Kurma
Hakkı
MADDE 29.-
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak ancak kamu
düzenini veya genel ahlâkı korumak için kanunla sınırlanabilir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 29.-
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına
sahiptir. Bu hakkın kullanılışında uygulanacak şekil ve usûller kanunda
gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin,
kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması maksadiyle sınırlar koyabilir.
Hiç kimse bir
derneğe üye olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler,
kanunun gösterdiği hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın
korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, hâkim kararına kadar
kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir.
VIII. Hakların
Korunması İle İlgili Hükümler
a) Kişi Güvenliği
MADDE 30.-
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya
delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim
karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı
şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü halinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun
gösterir.
Yakalanan veya tutuklanana kimselere,
yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki iddiaların yazılı olarak
hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya tutuklanan kimse, tutulma
yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç yirmidört saat
içinde hâkim önüne çıkarılır. ve hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun
kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimse hâkim önüne çıkarılınca durum hemen
yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme tâbi tutulan
kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre Devletçe ödenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 30.-
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,
ancak kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek
maksadiyle veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen
diğer hallerde hâkim karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına karar
verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak
suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya
tutuklanan kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya
tutuklanan kimse tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç kırksekiz saat ve kanunun açıkça belli ettiği hallerde toplu olarak
işlenen suçlarda yedi gün içinde hâkim önüne çıkarılır ve bu süre geçtikten
sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan veya
tutuklanan kimse, hâkim önüne çıkarılınca durum hemen yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar
dışında işleme tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna
göre Devletçe ödenir.
15.3.1973
tarih ve 1699 sayılı Kanunla 4. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yakalanan veya
tutuklanan kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik mahkemelerinin görev ve yetkilerine
giren suçlar ile kanunun açıkça belli ettiği hallerde toplu olarak işlenen
suçlarda ve genellikle savaş ve sıkıyönetim hallerinde, kanunlarda gösterilen
süre içinde hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan
veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına bildirilir.
b) Hak Arama
Hürriyeti
MADDE 31.-
Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri
önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki
davaya bakmaktan kaçınamaz.
c) Tâbii Yargı
Yolu
MADDE 32.- Hiç
kimse, tâbii hâkiminden başka bir mercii önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi tâbi hâkiminden başka bir mercii
önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler
kurulamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 32.-
Hiç kimse, kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir
merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi
kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
d) Cezaların
Kanuni ve Şahsî Olması; Zorlama Yasağı
MADDE 33.-
Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden
dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunla
konulur.
Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç
için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Kimse, kendisini veya kanunun gösterdiği
yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu yolda delil
göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası konulamaz.
d) İspat Hakkı
MADDE 34.- Kamu
görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret
davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
Üçüncü Bölüm
SOSYAL VE İKTİSADÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin
Korunması
MADDE 35.- Aile
Türk toplumunun temelidir.
Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri,
ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı
kurar.
II. Mülkiyet
Hakkı
a) Mülkiyete Ait Genel Kural
MADDE 36.-
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,
kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum
yararına aykırı olamaz.
b) Toprak
Mülkiyeti
MADDE 37.-
Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız olan
veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla gereken
tedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerine
göre toprağın genişliğini gösterebilir. Devlet, çiftçinin işletme araçlarına
sahip olmasını kolaylaştırır.
Toprak dağıtım, ormanların küçülmesi veya
diğer toprak servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
c) Kamulaştırma
MADDE 38.-
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin ödemek şartiyle, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları,
kanunla gösterilen esas ve usûllere göre, tamamını veya bir kısmını
kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların
devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskan projelerinin
gerçekleştirilmesi amaçlariyle kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli
kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde ödeme süresi on
yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen
faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan
doğruya işleten çiftçinin hakkaniyeti ölçüler içerisinde geçinebilmesi için
zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük çiftçinin kamulaştırılan
toprağının bedeli her halde peşin ödenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 38.-
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının
gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartiyle, özel mülkiyette
bulunan taşınmaz malları, kanunla gösterilen esas ve usûllere göre, tamamını
veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
[Ödenecek
karşılık, taşınmaz malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın malîkinin
kanunda gösterilecek usûl ve şekle uygun olarak bildireceği vergi değerini;
kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin kamulaştırılan kısma düşen
miktarını aşamaz.
Kamulaştırılan taşınmaz mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi
halinde malîkin itiraz ve dâva hakkı saklıdır](*).
Çiftçinin
topraklandırılması, ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz mal ve
kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme
şekli kanunla gösterilir.
Kanunun taksitle
ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların
Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm
amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde,
taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmın ve küçük
çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli her halde peşin ödenir.
(*) Köşeli parantez içinde italik harflerle yazılan 2 ve
3’üncü fıkralar, Anayasa Mahkemesinin 12.10.1976 tarih ve E.1976/38, K.1976/46
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir (AMKD, Sayı 14, s.252-285).
d) Devletleştirme
MADDE 39.- Kamu
hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının gerektirdiği hallerde,
gerçek karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek şartıyla
devletleştirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi
on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen
faiz haddine bağlanır.
III. Çalışma ve
Sözleşme Hürriyeti
MADDE 40.-
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel
teşebbüsler kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı
amacıyla sınırlayabilir.
Devlet özel teşebbüslerin millî iktisadın
gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde
çalışmasını sağlıyacak tedbirleri alır.
IV. İktisadî ve
Sosyal Hayatın Düzeni
MADDE 41.-
İktisadî ve sosyal hayat, adalete, tam çalışma esasına ve herkes için insanlık
haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına göre düzenlenir.
İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı
demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla, millî tasarrufu artırmak,
yatırımları toplum yararının gerektirdiği önceliklere yöneltmek ve kalkınma
planlarını yapmak Devletin ödevidir.
V. Çalışma İle
İlgili Hükümler
a) Çalışma Hakkı ve Ödevi
MADDE 42.-
Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve
çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî
tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici
tedbirleri alır.
Angarya yasaktır.
Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı
alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden veya fikir çalışmalarının şekil
ve şartları, demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenir.
b) Çalışma
Şartları
MADDE 43.-
Kimse, yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmayın bir işte çalıştırılamaz.
Çocuklar, gençler ve kadınlar, çalışma
şartları bakımından özel olarak korunur.
c) Dinlenme Hakkı
MADDE 44.- Her
çalışan dinlenme hakkına sahiptir.
Ücretli hafta ve bayram tatili ve ücretli
yıllık izin hakkı kanunla düzenlenir.
d) Ücrette Adâlet
Sağlanması
MADDE 45.-
Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir
yaşayış seviyesi sağlamalarına elverişli adâletli bir ücret elde etmeleri için
gerekli tedbirleri alır.
e) Sendika Kurma
Hakkı
MADDE 46.-
Çalışanlar ve işçiler izin almaksızın, sendikalar ve sendika birlikleri kurma,
bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler.
İşçi niteliği taşımıyan kamu hizmeti
görevlilerinin bu alandaki hakları kanunla düzenlenir.
Sendika ve sendika birliklerinin tüzükleri;
yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı olamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 46.-
İşçiler ve işverenler, önceden izin almaksızın,
sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten
ayrılma hakkına sahiptirler. Bu hakların kullanılışında uygulanacak şekil ve
usûller kanunla gösterilir. Kanun, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması maksadıyla sınırlar
koyabilir.
Sendikalar ve
sendika birliklerinin tüzükleri; yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara
aykırı olamaz.
f) Toplu Sözleşme
ve Grev Hakkı
MADDE 47.-
İşçiler, işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal durumlarını
korumak veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.
Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve
işverenlerin hakları kanunla düzenlenir.
VI. Sosyal
Güvenlik
MADDE 48.-
Herkes; sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal
sigortalar ve sosyal yardım teşkilatı kurmak ve kurdurmak Devletin
ödevlerindendir.
VII. Sağlık Hakkı
MADDE 49.-
Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşıyabilmesini ve tıbbî bakım
görmesini sağlamakla ödevlidir.
Devlet, yoksul veya dar gelirli ailelerin
sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını karşılayıcı tedbirleri alır.
VIII. Öğrenimin
Sağlanması
MADDE 50.-
Halkın öğrenim ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen
ödevlerindendir.
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar
için mecburidir ve Devlet okullarında parasızdır.
Devlet, maddî imkanlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine kadar çıkmalarını sağlama amacıyla
burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.
Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime
ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Devlet, tarih ve kültür değeri olan eser ve
anıtların korunmasını sağlar.
IX.
Kooperatifçiliği Geliştirme
MADDE 51.-
Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlıyacak tedbirleri alır.
X. Tarımın ve
Çiftçinin Korunması
MADDE 52.-
Devlet, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına
uygun olarak artırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek, tarım
ürünlerine ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken
tedbirleri alır.
XI. Devletin
İktisadî ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı
MADDE 53.-
Devlet, bu bölümde belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma ödevlerini,
ancak iktisadî gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde yerine
getirir.
Dördüncü Bölüm
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Vatandaşlık
MADDE 54.- Türk
Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlık durumu kanunla
düzenlenir.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla
kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmıyan
bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme ve
Seçilme Hakkı
MADDE 55.-
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilme hakkına
sahiptir.
Seçimler, serbest, eşit, gizli, tek dereceli
genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılır.
III. Siyasî
Partilerle İlgili Hükümler
a) Parti Kurma Hakkı ve Partilerin Siyasî
Hayattaki Yeri
MADDE 56.-
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve çıkma hakkına
sahiptir.
Siyasî partiler, önceden izin almadan
kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
Siyasî partiler, ister iktidarda ister
muhalefette olsunlar, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
30.6.1971
tarih ve 1421 sayılı Kanunla aşağıdaki fıkra eklenmiştir:
MADDE 56.-
Son milletvekili genel seçimlerinde muteber oy
sayısının en az yüzde beşini alan veya bu seçimlerde Millet Meclisinde grup
teşkil edecek sayıda milletvekilliği kazanmış bulunan siyasî partilere Devletçe
yapılacak yardım kanunla düzenlenir.
b) Partilerin
Uyacakları Esaslar
MADDE 57.-
Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan hak ve
hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara
uymıyan partiler temelli kapatılır.
Siyasî partiler, gelir kaynakları ve
giderleri hakkında Anayasa Mahkemesince hesap verirler.
Partilerin iç çalışmaları faaliyetleri,
Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece malî
denetimlerinin nasıl yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun olarak kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki
davalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve kapatma kararı ancak bu Mahkemece
verilir.
15.3.1973
tarih ve 1699 sayılı Kanunla 2'nci ve 3'üncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir:
MADDE 57.-
Partilerin iç çalışmaları, faaliyetleri, Anayasa
mahkemesine hangi hallerde ve ne suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece malî
denetimlerinin hangi hallerde ve nasıl yapılacağı, demokrasi esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir.
IV. Kamu
Hizmetlerine Girme Hakkı
a) Hizmete Girme
MADDE 58.- Her
Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, ödevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
b) Mal Bildirimi
MADDE 59.- Kamu
hizmetine girenlerin mal bildirimde bulunmaları kanunla düzenlenir. Yasama ve
yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Millî Savunma
Hak ve Ödevi
MADDE 60.- Yurt
savunmasına katılma, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu ödev askerlik yükümü
kanunla düzenlenir.
15.3.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla 2'nci ve 3'üncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir:
V. Vatan
Hizmeti
MADDE 60.-
Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya
kamu hizmetlerinde ne şekilde yerine getirileceği kanunla düzenlenir.
VI. Vergi Ödevi
MADDE 61.-
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle
yükümlüdür.
Vergi, resim ve harçlar ve benzeri malî
yükümler ancak kanunla konulur.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 61.-
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne
göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi, resim ve
harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanunun belli
ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun olmak
şartıyla, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalarıyla nisbet ve
hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya, Bakanlar Kurulu yetkili
kılınabilir.
VII. Dilekçe
Hakkı
MADDE 62.-
Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında,
tek başlarına veya topluca, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine
yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu,
dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Üçüncü Kısım
CUMHURİYETİN TEMEL KURULUŞU
Birinci Bölüm
YASAMA
A) Türkiye Büyük
Millet Meclisi
I. T.B.M.M.'nin Kuruluşu
MADDE 63.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan
kuruludur.
Meclisler, Anayasada gösterilen hallerde
birlikte toplanır.
II. T.B.M.M.'nin
Görev ve Yetkileri
a) Genel Olarak
MADDE 64.-
Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin Bütçe ve Kesin hesap kanun
tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af
ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine
karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 64.-
Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin Bütçe
ve Kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına,
genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının
yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
yetkilerindendir.
Türkiye Büyük
Millet Meclisi kanunla, belli konularda, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda, çıkarılacak
kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma süresinin ve
yürürlükten kaldırılacak kanun hükümlerinin açıkça gösterilmesi ve kanun
hükmünde kararnamede de yetkenin hangi kanunla verilmiş olduğunun belirtilmesi
lâzımdır.
Bu kararnameler,
Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir. Kararnameler,
Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları
ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasanın ve yasama
meclisleri iç tüzüklerinin kanunların görüşülmesi için koyduğu kurallara göre,
ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda diğer kanun tasarı ve tekliflerinden
önce ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.
Yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte, Türkiye
Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazete'de
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazete'de
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
Anayasanın
ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve hürriyetler
ile dördünce bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde
kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu kararnamelerin Anayasaya
uygunluğunu da denetler.
b) Milletlerarası
Andlaşmaları Uygun Bulma
MADDE 65.-
Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı Devletlerle ve milletlerarası kurullarla
yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı
bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
İktisadî, ticarî veya teknik münasebetleri
düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet malîyesi bakımından
bir yüklenme gerektirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki
mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu
takdirde, bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan
uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan iktisadî,
ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce uygun
bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan iktisadî, ticarî veya
özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her
türlü andlaşmaların yapılmasında 1 inci fıkra hükmü uygulanır.
Usûlüne göre yürürlüğe konulmuş
milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında 149 uncu ve 151
inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
c) Silahlı Kuvvet
Kullanılmasına İzin Verme
MADDE 66.-
Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin
taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket
kurallarının gerektirdiği haller dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı
ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına
izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir.
Bu izin için, Meclisler, birlikte toplanarak
karar verirler.
III. Millet
Meclisi
a) Kuruluş
MADDE 67.-
Millet Meclisi, genel oyla seçilen dört yüzelli milletvekilinden kuruludur.
b) Milletvekili
Seçilme Yeterliği
MADDE 68.- Otuz
yaşını dolduran her Türk Milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar,
yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen muvazzaf askerlik hizmetini
yapmayanlar veya yapmış sayılmayanlar ve kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır
hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve
– taksirli suçlar hariç olmak üzere - beş yıldan fazla hapis cezasıyle veya
zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak
hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar da, milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan çekilme şartına
bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi memurların ne gibi şartlarla aday
olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî memur ve
astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve seçilemezler.
6.11.1969
tarih ve 1188 Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir (Bu değişiklik,
Anayasa Mahkemesi'nin 16.6.1970 tarih ve E.1970/1 ve K.1970/31, (AMKD, Sayı 8,
s.313-343) sayılı kararıyla iptal edilmiştir):
MADDE 68.-
Otuz yaşını dolduran her Türk Milletvekili
seçilebilir.
Türkçe okuyup
yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yüküklü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen
muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmıyanlar ve kamu
hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı
kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli suçlar hariç olmak üzere- beş
yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilâs irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi yüz
kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar, milletvekili
seçilemezler.
Aday olmak,
memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile
subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve seçilemezler.
16.4.1974
tarih ve 1801 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir
(Bu değişiklikle iptal edilen eski değişiklik yenilenmiştir):
Otuz yaşını
dolduran her Türk Milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup
yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yüküklü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen
muvazzaf askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmıyanlar ve kamu
hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı
kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli suçlar hariç olmak üzere- beş
yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, ihtilâs irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi yüz
kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar, milletvekili
seçilemezler.
Aday olmak,
memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile
subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve seçilemezler.
c) Millet
Meclisinin Seçim Dönemi
MADDE 69.-
Millet Meclisi seçimleri dört yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin
yenilenmesine karar verebilir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin
yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
IV. Cumhuriyet
Senatosu
a) Kuruluş
MADDE 70.-
Cumhuriyet Senatosu, genel oyla seçilen yüzelli üye ile Cumhurbaşkanınca seçilen
onbeş üyeden kuruludur.
13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanunun
altında adları bulunan Millî Birlik Komitesi Başkanı ve üyeleri ile eski
Cumhurbaşkanları, yaş kaydı gözetilmeksizin, Cumhuriyet Senatosunun tâbii
üyesidirler. Tâbii üyeler,
Cumhuriyet Senatosunun diğer üyelerinin tâbi
oldukları hükümlere tâbidirler Ancak, haklarında, bu Anayasa'nın 73 üncü
maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları ve 10 uncu geçici maddesinin 1 inci fıkrası
hükümleri uygulanmaz. Tâbii üye olarak Cumhuriyet Senatosuna katıldıktan sonra
bir siyasî partiye girenlerin tâbii üyelik sıfatı, partiye girişlerinden sonraki
ilk Cumhuriyet Senatosu üyeliği seçimi tarihinde sona erer.
b) Cumhuriyet
Senatosuna Üye Seçme Hakkı
MADDE 71.-
Millet Meclisi seçimlerinde seçmen olan her Türk, Cumhuriyet Senatosu
seçimlerinde de aynı şartlarla oy kullanır.
c) Cumhuriyet
Senatosu Üyeliğine Seçilme Yeterliği
MADDE 72.- Kırk
yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış bulunan ve milletvekili seçilmeye
engel bir durumu olmıyan her Türk, Cumhuriyet Senatosuna üye seçilebilir.
Cumhurbaşkanınca seçilecek üyeler, çeşitli
alanlarda seçkin hizmetleriyle tanınmış ve kırk yaşını bitirmiş kimselerden
olur. Bunlardan en az onu bağımsızlar arasından seçilir.
c) Cumhuriyet
Senatosu Üyeliğinin Süresi
MADDE 73.-
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilir.
Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri her iki yılda bir yenilenir.
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerin süresi
biter veya bu üyeliklerde her hangi bir sebeple boşalma olursa, Cumhurbaşkanı,
bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir üyeliğe seçilen kimse, yerine
seçildiği üyenin süresini tamamlar.
14 Nisan 1970
tarih ve 1254 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 73.-
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır.
Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
Cumhuriyet
Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri her iki
yılda bir yenilenir.
Millet Meclisi
genel seçimlerinin yapılacağı yıla rastlayan yenileme seçimleri, Millet Meclisi
genel seçimleriyle birlikte ve rastlamayanları ise, genel seçimlerden sonra
gelen ikinci yılda, genel seçimler için kanunun belirttiği ayda yapılır.
74'üncü maddeye
göre seçimlerin geriye bırakılması yahut 69'ncu veya 108'nci maddeye göre
seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hallerinde, Cumhuriyet Senatosunun
yenileme seçimleri de Millet Meclisi seçimleriyle birlikte yapılmak üzere geriye
bırakılmış veya öne alınmış olur. Bundan sonraki Cumhuriyet Senatosu yenileme
seçimleri 3'üncü fıkra hükümlerine göre yapılır.
Cumhurbaşkanınca
seçilen üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde herhangi bir sebeple boşalma
olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir
üyeliğe seçilen kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
V. T.B.M.M.
Seçimlerinin Geriye Bırakılması ve Ara Seçimleri
MADDE 74.-
Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, seçimler kanunla
bir yıl geriye bırakılabilir.
Meclislerin ara seçimleri her iki yılda bir
Cumhuriyet Senatosu seçimiyle birlikte yapılır.
Millet Meclisi genel seçimlerine bir yıl
kala ara seçimi yapılmaz.
VI. Seçimlerin
Genel Yönetim ve Denetimi
MADDE 75.-
Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve
dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve
seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve
itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim
kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu, yedi asıl ve dört yedek
üyeden kuruludur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarınca
kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile
seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve bir
Başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve
Danıştay'dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır.
Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.
B) Meclislere Ait
Müşterek Hükümler
I. T.B.M.M. Üyeliğiyle İlgili Hükümler
a) Milletin Temsili
MADDE 76.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini
seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
b) And İçme
MADDE 77.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, görevlerine başlarken şöyle and içerler:
Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin
bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve
lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için
çalışacağıma namusum üzerine söz veririm.
c) Üyelikle
Bağdaşmıyan İşler
MADDE 78.- İki
Meclis üyeliği bir kişide birleşemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet
ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda, Devletin veya
diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya veya dolayısiyle katıldığı
teşebbüs ve ortaklıklarda, kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir
kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış olanların yönetim kurullarında ve
başka işlerinde görev alamazlar ve bunların herhangi bir yüklenme işini doğrudan
doğruya veya dolayısiyle kabul edemezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel
herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyeninin belli konuda ve altı ayı
aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul edebilmesi,
kendi Meclisinin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile
bağdaşmıyan diğer görev ve işler kanunla gösterilir.
d) Yasama
Dokunulmazlığı
MADDE 79.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,
Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında tekrarlamak ve
açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği
ileri sürülen bir Meclis üyesi, kendi Meclisinin kararı olmadıkça tutulamaz,
sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü
hali bu hükmün dışındadır; ancak, bu halde, yetkili makam, durumu hemen ve
doğrudan doğruya üyenin Meclisine bildirmek zorundadır.
Bir Meclis üyesi hakkında seçiminden önce
veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona
ermesine bırakılır. Üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen Meclis üyesi hakkındaki
takibat, kendi Meclisinin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Meclislerdeki siyasî parti gruplarınca,
yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
e) Üyeliğin
Düşmesi
MADDE 80.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel bir suçtan
dolayı kesin olarak hüküm giymesi, çekilmesi, kısıtlanması, üyelikle bağdaşmayan
bir hizmet kabul etmesi veya Meclis çalışmalarına izinsiz veya özürsüz ve
aralıksız olarak bir ay katılmaması yüzünden üyeliğinin düştüğünün kendi
Meclisince karara bağlanması hallerinde sona erer.
f) İptal İstemi
MADDE 81.-
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne Meclisce karar
verilmesi hallerinde, karar tarihinden başlıyarak bir hafta içinde, ilgili üye
veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden herhangi biri, bu kararın, Anayasa
veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı iddiasiyle iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içinde karara bağlar.
g) Ödenek ve
Yolluklar
MADDE 82.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir,
Ödeneğin aylık tutarı birinci derecedeki Devlet memurun aylığının;, yolluk da
ödeneğin yarısını aşamaz.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı
önceden ödenebilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin
aylık ve ödeneklerini her ne suretle olursa olsun yapılacak zam ve ilaveler,
ancak bu zam ve ilaveleri takib eden milletvekilleri genel seçiminden sonra
uygulanır.
30.6.1971
tarih ve 1421 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 82.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve
yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun
almakta olduğu miktarı, yolluk da ödeneğin yarısını aşamaz.
Ödenek ve
yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. T.B.M.M. nin
Faaliyetiyle İlgili Hükümler
a) Toplanma ve Tatil
MADDE 83.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi her yıl Kasım ayının ilk günü kendiliğinden
toplanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi yılda en çok
beş ay tatil yapabilir. Meclisler aynı zamanda tatile girerler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, araverme veya
tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine,
Cumhurbaşkanınca toplantıya çağırılır. Meclis Başkanları da, kendi Meclislerini
doğrudan doğruya veya üyelerinin beşte birinin istemi üzerine toplantıya
çağırırlar.
Meclislerden biri toplantıya çağırılınca
diğeri kendiliğinden toplanır.
Ara verme veya tatil sırasında toplantıya
çağırılan Meclisler, önce, bu toplantıyı gerektiren konu üzerinde görüşme
yaparlar.
b) Başkanlık
Divanı
MADDE 84.-
Meclislerin Başkanlık divanları, o meclisteki siyasî parti gruplarının
kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlıyacak şekilde kurulur.
Millet Meclisi ve Cumhuriyet
Senatosu Başkanları, kendi Meclislerince üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve
gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk iki oylamada bu çoğunluk
sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis Başkanlıkları için Meclisteki
siyasî parti grupları aday gösteremezler.
Başkanlar ve Başkanvekilleri, üyesi
bulundukları siyasî partilerin veya siyasî parti gruplarının Türkiye Büyük
Millet Meclisinin içinde veya dışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerine
getirilmesini gerektiren haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar;
Başkan oy kullanamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik
toplantılarında Başkanlık divanı, Millet Meclisi Başkanlık Divanıdır.
c) İçtüzük,
Siyasî Parti Grupları ve Kolluk İşleri
MADDE 85.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıkları
İçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının,
Meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak
yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları
eliyle düzenler ve yürütürler.
d) Toplantı ve
Karar Yeter Sayısı
MADDE 86.- Her
Meclis, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm
yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplantı
yeter sayısı, her iki Meclis üye tamsayısı toplamının salt çoğunluğudur.
e) Görüşmelerin
Açıklığı ve Yayımlanması
MADDE 87.-
Meclis görüşmeleri açıktır ve ilgili Meclisin tutanak dergisinde tam olarak
yayınlanır.
Meclisler, İçtüzük hükümlerine uygun olarak
kapalı oturumlar yapabilir; bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı ilgili Meclisin
kararına bağlıdır.
Meclislerdeki açık görüşmelerin her türlü
vasıta ile yayımı önlenemez.
III. T.B.M.M.'nin
Denetim Yolları
a) Genel Olarak
MADDE 88.-
Soru, genel görüşme, Meclis soruşturması ve Meclis araştırması her iki Meclisin
yetkilerindendir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi
edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.
b) Gensoru
MADDE 89.-
Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir.
Milletvekillerince veya bir siyasî parti
grubunca verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmıyacağı, verilişinden
sonraki ilk birleşimde görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahibi veya önerge
sahiplerinden veya siyasî parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar
Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma karariyle birlikte gensorunun
görüşülme günü de belli edilir.
Gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararı
tarihinden başlıyarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya
bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin
verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven
isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir Bakanın
düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur.
MADDE 89.-
Gensoru yetkisi yalnız Millet Meclisinindir. Gensoru
önergesi bir siyasî parti grubu adına veya en az 10 milletvekilinin imzasıyla
verilir.
Gensoru
önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı, verilişinden sonraki üç birleşim içinde
görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları
adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan
konuşabilir.
Gensoru
önergelerinin gerektiğinde önceden basılıp dağıtılmasını ve Meclis
çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesini düzenleyici hükümler iç tüzükte
gösterilir.
Gündeme alma
kararıyla birlikte gensorunun görüşme günü de belli edilir.
Gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararı tarihinden başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru
görüşmeleri sırasında üyelerin verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya
Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar
Kurulunun veya bir Bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
olur.
c) Meclis
Soruşturması
MADDE 90.-
Başbakan veya Bakanlar hakkında yapılacak soruşturma istemleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır.
Soruşturma, her iki Meclisten eşit sayıda
seçilecek üyelerden kurulu komisyonca yürütülür.
Yüce Divana Sevk hususundaki karar birleşik
toplantıda verilir.
Meclislerdeki siyasî parti gruplarında,
Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
d) Kanun Teklif
Etme Yetkisi
MADDE 91.-
Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
yetkilidirler.
Üyeler, kendi tekliflerini her iki Meclisin
ilgili komisyonlarında savunabilirler.
e) Kanunların
Görüşülmesi ve Kabulü
MADDE 92.-
Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.
Millet Meclisince kabul, değiştirilerek
kabul veya reddedilen tasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabul edilen metin,
Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan kabul edilirse, bu metin
kanunlaşır.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metin
değiştirerek kabul ederse, Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde
metin kanunlaşır.
Millet Meclisi, Cumhuriyet
Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından
seçilecek eşit sayıdaki üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun
hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, Karma Komisyonca
veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan
metinlerden birini olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda
üye tamsayının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde,
Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için, üye tamsayının salt
çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya
teklif, Cumhuriyet Senatosunca da reddedilirse, düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya
teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse,
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metni yeniden görüşür.
Cumhuriyet Senatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır;
reddedilirse, tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet senatosundan gelen metin
Millet Meclisince değiştirilerek kabul edilirse, 5'inci fıkra hükümleri
uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü için,
üye tamsayının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte
iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi
tarafından üye tamsayının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilmesine bağlıdır. Bu
halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen
bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve Genel Kurulundaki görüşme süresini
aşmıyan bir süre içinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik
hallerinde onbeş günden, ivedi olmıyan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu
süreler içinde karara bağlanmıyan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet
Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler
Meclislerin tatili devamınca işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahalli idarelerin
seçimleri ve siyasî partilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabul veya reddinde
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, Karma Komisyon kurulmasını
gerektiren hallerde, Karma Komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
birleşik toplantısında n görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet
Meclisinin birleşik toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye
tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. 8'inci ve 9'uncu fıkralar hükümleri
saklıdır.
e) Kanunların
Cumhurbaşkanınca Yayınlanması
MADDE 93.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları on gün
içinde yayınlar; uygun bulmadığı kanunu bir daha görüşülmek üzere, bu hususta
gösterdiği gerekçe ile birlikte, aynı süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine
geri gönderir. Bütçe kanunları ve Anayasa bu hükmün dışındadır. Türkiye Büyük
Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu yine kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca
yayınlanır.
II. Bütçenin
Görüşülmesi ve Kabulü; Gider Artırıcı ve Gelir Azaltıcı Teklifler
MADDE 94.-
Genel ve Katma Bütçe tasarıları ile Millî bütçe tahminlerini gösteren rapor,
malî yılbaşından en az üç ay önce, Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur.
Bu tasarılar ve rapor, otuzbeş
milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu bir Karma Komisyona
verilir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az otuz
üye verilmek şartıyla, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre
temsili gözönünde tutulur.
Karma Komisyonun en çok sekiz hafta içinde
kabul edeceği metin, önce Cumhuriyet Senatosunda görüşülür ve en geç on gün
içinde karara bağlanır.
Cumhuriyet Senatosunca kabul edilen metin,
en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmek üzere, Karma Komisyona verilir. Karma
Komisyonun kabul ettiği son metin Millet Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına
kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Meclislerinin genel kurullarında, Bakanlık ve daire bütçeleriyle Katma Bütçeler
hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında
açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerlerinde ayrıca görüşme
yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Bütçe
Kanunu tasarılarının genel kurullarda görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya
belli gelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar.
İkinci Bölüm
YÜRÜTME
A) Cumhurbaşkanı
I. Seçimi ve Tarafsızlığı
MADDE 95.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek
öğrenim yapmış kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
ve gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada bu çoğunluk
sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Bir kimse arka arkaya iki defa Cumhurbaşkanı
seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği
kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatı sona erer.
II. And İçmesi
MADDE 96.-
Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde şöyle and
içer:
“Cumhurbaşkanı sıfatiyle, Türk Devletinin
bağımsızlığına, vatanın ve Milletin bütünlüğüne yönelecek her tehlikeye karşı
koyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğini ve Anayasa'yı sayacağıma ve
savunacağıma; İnsan haklarına dayanan demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden ve
tarafsızlıktan ayrılmıyacağıma; Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini koruyup
yüceltmek ve üzerime aldığım görevi yerine getirmek için bütün gücümle ve
varlığımla çalışacağıma namusum üzerine söz veririm.”
III. Görev ve
Yetkileri
MADDE 97.-
Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyetini ve Milletin
birliğini temsil eder. Cumhurbaşkanı, gerekli gördükçe, Bakanlar Kuruluna
başkanlık eder; yabancı Devletlere Türk Devletinin temsilcilerini gönderir ve
Türkiye'ye gönderilen yabancı Devlet temsilcilerini kabul eder; milletlerarası
andlaşmaları onaylar ve yayınlar; sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle
belirli kişilerin cezalarını hafifletebilir veya kaldırabilir.
IV. Sorumsuzluğu
MADDE 98.-
Cumhurbaşkanı, göreviyle ilgili işlemlerinden sorumlu değildir.
Cumhurbaşkanının bütün kararları, Başbakan
ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu kararlardan Başbakan ile ilgili Bakan
sorumludur.
V. Sorumluluğu
MADDE 99.-
Cumhurbaşkanı, vatan hainliğinden dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az üçte
ikisinin Meclislerin birleşik toplantısında vereceği kararla suçlandırılır.
VI.
Cumhurbaşkanına Vekillik Etme
MADDE 100.-
Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak
görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya
başka bir sebeple Cumhurbaşkanı makamının boşalması halinde de yenisi
seçilinceye kadar, Cumhuriyet senatosu Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder.
VII. Görevin Sona
Ermesi ve Yeni Cumhurbaşkanı Seçimi
MADDE 101.-
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasına onbeş gün kalınca veya
Cumhurbaşkanlığı boşalınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni Cumhurbaşkanını
seçer; Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanık değilse, hemen toplantıya çağrılır.
B) Bakanlar
Kurulu
I. Kuruluş
MADDE 102.-
Bakanlar Kurulu, Başbakan ve Bakanlardan kuruludur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca
seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır.
II. İşe Başlama
ve Güven Oyu
MADDE 103.-
Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Meclislere sunulur; Meclisler tatilde ise
toplantıya çağrılır.
a) Göreve
Başlarken Güven Oyu
Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en
geç bir hafta içinde Başbakan veya bir Bakan tarafından Meclislerde okunur ve
Millet Meclisinde güven oyuna başvurulur. Güven oyu için görüşmeler, programın
okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir
tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
b) Görev
Sırasında Güven Oyu
MADDE 104.-
Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Millet
Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Millet Meclisine
bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla reddedilebilir.
III. Görev ve
Siyası Sorumluluk
MADDE 105.-
Başbakan, Bakanlar kurulunun başkanı olarak, Bakanlar arasında işbirliğini
sağlar ve Hükumetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu
siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, kendi yetkisi içindeki işlerden
ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden ayrıca sorumludur.
Bakanlar, dokunulmazlık ve yasaklamalar
bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleriyle aynı durumdadır.
IV. Bakanlıkların
Kurulması ve Bakanlar
MADDE 106.-
Bakanlıklar, kanunun koyduğu esaslara göre kurulur.
Açık olan Bakanlıklarla izinli veya özürlü
olan bir Bakana, diğer bir Bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir Bakan
birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Yüce
Divana verilen bir Bakan, bakanlıktan düşer.
Herhangi bir sebeple boşalan Bakanlığa en
geç onbeş gün içinde atanma yapılır.
V. Tüzükler
MADDE 10.-Bakanlar
Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek
üzere, kanunlara aykırı olmamak şartiyle ve Danıştay'ın incelemesinden
geçirilerek, tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve
kanunlar gibi yayınlanır.
VI.
Millet Meclisi Seçimlerinin Cumhurbaşkanınca Yenilenmesi
MADDE 108.-
Anayasa'nın 89'uncu ve 104'üncü Maddeleri Uyarınca Verilen Güvensizlik Oyu
Sebebiyle, Onsekiz Aylık Bir Süre İçinde, Bakanlar Kurulu İki Defa Düşmüş ve
Üçüncü Defa Güvensizlik Oyu Verilmiş Olursa, Başbakan, Cumhurbaşkanından, Millet
Meclisi Seçimlerinin Yenilenmesini istiyebilir. Bu istek üzerine, Cumhurbaşkanı,
Meclislerin Başkanlarına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî Gazete'de yayınlanır ve hemen seçime gidilir.
VII. Seçimlerde
Geçici Bakanlar Kurulu
MADDE 109.-
Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları
çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce, seçim dönemi bitmeden seçimin
yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlıyarak beş gün
içinde, Başbakanca Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsız üyeleri arasından
yeni Adâlet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları atanır.
108'inci madde gereğince seçimlerin
yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar çekilir ve Başbakan geçici bir
Bakanlar Kurulu kurar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adâlet, İçişleri
ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bağımsızlardan olmak
üzere, Millet Meclisindeki siyasî parti gruplarından, bu Meclisteki oranlarına
göre üye alınır. parti gruplarından alınacak üye sayısını, Millet Meclisi
Başkanı tesbit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen Bakanlığı kabul etmiyen
veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden
veya dışardan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının
Resmî Gazete'de ilanından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güven oyuna
başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve
yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
VIII. Millî
Savunma
a) Başkomutanlık ve Genelkurmay
Başkanlığı
MADDE 110.-
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevî varlığından ayrılmaz ve
Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî Güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı
Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı,
Bakanlar kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin
komutanıdır.
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay
Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 110.-
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mânevî
varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî Güvenliğin
sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük
Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay
Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin komutanıdır.
Genelkurmay
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden
dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Millî Savunma
Bakanlığının görev ve yetkileri, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıklarıyla ilişkileri kanunla düzenlenir.
b) Millî Güvenlik
Kurulu
MADDE 111.-
Millî Güvenlik Kurulu kanunun gösterdiği bakanlar ile Genel Kurmay Başkanı ve
Kuvvet temsilcilerinden kuruludur.
Millî Güvenlik Kuruluna Cumhurbaşkanı
Başkanlık eder, bulunmadığı zaman, bu görevi Başbakan yapar.
Millî Güvenlik Kurulu, millî güvenlik ile
ilgili kararların alınmasında ve koordinasyonun sağlanmasında yardımcılık etmek
üzere gerekli temel görüşleri Bakanlar Kuruluna bildirir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 111.-
Millî Güvenlik Kurulu, Başbakan, Genelkurmay Başkanı
ve kanunun gösterdiği bakanlar ile Kuvvet Komutanlarından kuruludur.
Millî Güvenlik
Kuruluna Cumhurbaşkanı Başkanlık eder; bulunmadığı zaman, bu görevi Başbakan
yapar.
Millî Güvenlik
Kurulu, millî güvenlik ile ilgili kararların alınmasında ve koordinasyonun
sağlanmasında gerekli temel görüşleri Bakanlar Kuruluna tavsiye eder.
C) İDARE
I. İdarenin Esasları
a) İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel
Kişiliği
MADDE 112.-
İdarenin kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına
dayanır.
İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür
ve kanunla düzenlenir.
Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya
kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
b) Yönetmelikler
MADDE 113.-
Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren
kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak
şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Yönetmelikler Resmî Gazete ile
yayınlanır.
c) Yargı Denetimi
MADDE 114.-İdarenin
hiçbir eylem ve işlemi hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında
bırakılamaz.
İdarenin işlemlerinden dolayı açılacak
davalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihinden başlar.
İdarenin işlemlerinden dolayı açılacak
davalarda süre aşımı yazılı bildirim tarihinden başlar.
İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan
zararı ödemekle yükümlüdür.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
c) Yargı Yolu
MADDE 114.-
İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu
açıktır.
Yargı yetkisi,
yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine
getirilmesini sınırlıyacak tarzda kullanılamaz. İdarî eylem ve işlem niteliğinde
yargı kararı verilemez.
İdarenin
işlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihinden
başlar.
İdare, kendi
eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
II. İdarenin
Kuruluşu
a) Merkezi İdare
MADDE 115.-
Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, iktisadî şartlara
ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli
bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına
dayanır. Belli kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla, birden çok ili içine alan
çevrede, bu hizmetler için, yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana
getirilebilir.
b) Mahalli
İdareler
MADDE 116.-
Mahalli idareler, il, belediye veya köy halkının müşterek mahalli ihtiyaçlarını
karşılayan ve genel karar organları halk tarafından seçilen kamu tüzel
kişileridir.
Mahalli idarelerin seçimleri, kanunun
gösterdiği zamanlarda ve 55'inci maddede yazılı esaslara göre yapılır.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının
organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri konusundaki denetim, ancak yargı yolu
ile olur.
Mahalli idarelerin kuruluşları, kendi
aralarında birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, malîye ve kolluk işleri ve
merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere,
görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
III. Memurlarla
İlgili Hükümler
a) Genel Kural
MADDE 117.-
Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin, genel idare esaslarına göre yürütmekle
yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler,
memurlar eliyle görülür.
Memurların nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri
kanunla düzenlenir.
b) Memur Teminatı
MADDE 118.-
Memurlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri mensupları hakkında
yapılacak dipsiplin kovuşturmalarında, isnad olunan hususun ilgiliye açıkça ve
yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve savunma için belli
bir süre tanınması şarttır.
Bu esaslara uyulmadıkça disiplin cezası
verilemez.
Disiplin kararları, yargı mercilerinin
denetimi dışında bırakılamaz.
Asker kişiler hakkındaki hükümler saklıdır.
c) Memurların
Siyasî Partilere ve Sendikalara Girememesi
MADDE 119.-
Memurlar ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinin yönetim ve denetim işlerinde
çalışanlar ve kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve özel
imkanları kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında görev alanlar, siyasî
partilere üye olamazlar. Memurlar ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinde çalışanlar,
görevlerini yerine getirirken, vatandaşlar arasından, siyasî kanaatlerinden
dolayı her hangi bir ayırım yapamazlar.
Bu esaslara aykırı hareketleri mahkeme
hükmüyle sabit olanlar, kamu hizmetinden temelli çıkarılır.
20.9.1971 ve
1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 119.-
Memurlar ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinin yönetim ve
denetim işlerinde çalışanlar ve kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir
kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış olanların merkez kurullarında
görev alanlar, siyasî partilere ve sendikalara üye olamazlar. Memurlar ve Kamu
İktisadî Teşebbüslerinde çalışanlar, görevlerini yerine getirirken, vatandaşlar
arasında, siyasî kanaatlerinden dolayı herhangi bir ayırım yapamazlar.
Bu esaslara
aykırı hareketleri mahkeme hükmüyle sabit olanlar, kamu hizmetinden temelli
çıkarılır.
İşçi niteliği
taşımayan kamu hizmetlilerinin mesleki menfaatlerini korumak ve geliştirmek
amacını güden kuruluşların bağlı olacakları hükümler kanunla düzenlenir.
IV. Özerk
Kuruluşlar
a) Üniversiteler
MADDE 120.-
Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, bilimsel
ve idarî özelliğe sahip kamu özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir.
Üniversiteler, kendileri tarafından seçilen
yetkili öğretim üyelerinden kurulu organları eliyle yönetilir ve denetlenir;
özel kanuna göre kurulmuş Devlet Üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır.
Üniversite organları, öğretim üyeleri ve
yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca, her ne suretle olursa olsun,
görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları
serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.
Üniversitelerin kuruluş ve işleyişleri,
organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri, öğretim ve araştırma
görevlerinin üniversite organlarınca denetlenmesi, bu esaslara göre kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilere üye olma yasağı, üniversite
öğretim üyeleri ve yardımcıları hakkında uygulanmaz. Ancak, bunlar partilerin
genel merkezleri dışında yönetim görevi alamazlar.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 120.-
Üniversite, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler, özerkliğe
sahip kamu tüzel kişileridir. Üniversite özerkliği, bu maddede belirtilen
hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik, üniversite binalarında ve eklerinde
suçların ve suçluların kovuşturulmasına engel olmaz.
Üniversiteler,
Devletin gözetimi ve denetimi altında, kendileri tarafından seçilen organları
eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet Üniversiteleri hakkındaki
hükümler saklıdır.
Üniversite
organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca, her
ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra hükümleri
saklıdır.
Üniversite
öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.
Üniversitelerin
kuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri,
üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usûlleri ve
üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini
engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre
öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim ve
öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine ve
kalkınma plânı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla düzenlenir.
Üniversitelerin
bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak
yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Üniversitelerle
onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim hürriyetlerinin
tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniersite organlarınca giderilmemesi halinde
Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu üniversiteye bağlı fakülte,
kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu kararını hemen Türkiye Büyük
Millet Meclisi Birleşik Toplantısının onamasına sunar. Hangi hallerin el koymayı
gerektireceği, el koyma kararının ilân ve uygulanma usûlleri ile süresi ve
devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir.
b) Radyo ve
Televizyonun İdaresi ve Haber Ajansları
MADDE 121.-Radyo
ve televizyon istasyonların idaresi özerk kamu tüzel kişiliği halinde kanunla
düzenlenir.
Her türlü radyo ve televizyon yayımları,
tarafsızlık esaslarına göre yapılır.
Radyo ve televizyon idaresi, kültür ve
eğitime yardımcılık görevinin gerektirdiği yetkilere sahip kılınır.
Devlet tarafından kurulan veya Devletten
malî yardım alan haber ajanslarının tarafsızlığı esastır.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 121.-
Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eliyle
kurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzel kişiliği halinde kanunla
düzenlenir. Kanun, yönetim ve denetimde ve yönetim organlarının kuruluşundan
tarafsızlık ilkesini bozacak hükümler koyamaz.
Her türlü radyo
ve televizyon yayımları, tarafsızlık esaslarına göre yapılır.
Haber ve
programların seçilmesinde, işlenmesinde ve sunulmasında ve kültür ve eğitime
yardımcılık görevinin yerine getirilmesinde Devletin ülkesi ve milletiyle
bütünlüğünün, insan haklarına dayanan millî, demokratik, lâik ve sosyal
Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın gereklerine uyulması, haberlerin
doğruluğunun sağlanması esasları ile organların seçimi, yetki, görev ve
sorumlulukları kanunla düzenlenir.
Devlet
tarafından kurulan veya Devletten malî yardım alan haber ajanslarının
tarafsızlığı esastır.
V. Kamu Kurumu
Niteliğindeki Meslek Kuruluşları
MADDE 122.-
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kanunla meydana getirilir ve
organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir.
İdare, seçilmiş organları, bir yargı mercii
kararına dayanmaksızın, geçici veya sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz.
Meslek kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve
işleyişleri demokratik esaslara aykırı olamaz.
VI. Olağanüstü
Yönetim Usûlleri
a) Olağanüstü Haller
MADDE 123.-
Olağanüstü hallerde vatandaşlar için konulabilecek para, mal ve çalışma
yükümleri ile bu hallerin ilanı, yürütülmesi ve kaldırılması ile ilgili usûller
kanunla düzenlenir.
b) Sıkıyönetim
MADDE 124.-
Savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya
vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmaolduğunu gösterir
kesin belirtilerin meydana çıkması sebebiyle, Bakanlar Kurulu, süresi bir ayı
aşmamak üzere, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya her yerinde
sıkıyönetim ilan edebilir ve bunu hemen, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onamasına sunar. Meclis, gerekli gördüğü zaman, sıkıyönetim süresini
kısaltâbileceği gibi, tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler toplanık değilse,
hemen toplantıya çağırılır.
Sıkıyönetimin her defasında iki ayı aşmamak
üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Bu kararlar
Meclislerin birleşik toplantısında alınır.
Sıkıyönetim veya genel olarak savaş halinde,
hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, hürriyetlerin
nasıl kayıtlanacağı veya durdurulacağı kanunla gösterilir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
b)
Sıkıyönetim ve Savaş Hali
MADDE 124.-
Savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun
başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve
eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya
dıştan tehlikeye düşüren veya Anayasa'nın tanıdığı hür demokratik düzeni veya
temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen yaygın şiddet hareketleri
hakkında kesin belirtilerin ortaya çıkması sebebiyle Bakanlar Kurulu, süresi iki
ayı aşmamak üzere, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya her yerinde
Sıkıyönetim ilân edebilir ve bunu hemen, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onamasına sunar. Meclis, gerekli gördüğü zaman, Sıkıyönetim süresini
kısaltâbileceği gibi, tamamiyle de kaldırabilir. Meclisler toplanık değilse,
hemen toplantıya çağırılır.
Sıkıyönetimin
her defasında iki ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
kararına bağlıdır. Bu kararlar Meclislerin birleşik toplantısında alınır.
Sıkıyönetim veya
genel olarak savaş halinde, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl
yürütüleceği, hürriyetlerin nasıl kayıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya
savaş gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için
konulabilecek yükümler kanunla gösterilir.
VII. Kanunsuz
Emir
MADDE 125.-
Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden
aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse,
yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde
ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse emir yerine getirilir; bu halde, emri
yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle
yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele
hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen
istisnalar saklıdır.
D) İktisadî ve
Malî Hükümler
I. Bütçe
MADDE 126.-
Devletin ve Kamu İktisadî Teşebbüsleri dışındaki Kamu Tüzel Kişilerinin
harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili
yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve
usûller koyabilir.
Genel ve Katma Bütçelerin nasıl yapılacağı
ve uygulanacağı kanunla gösterilir. Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler
dışında hiçbir hüküm konulamaz.
II. Sayıştay Kamu
İktisadî Teşebbüslerinin Denetlenmesi
MADDE 127.-
Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile
mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve
işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve
hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştay'ın kuruluşu, işleyişi, denetim
usûlleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve
yükümleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla
düzenlenir.
Kamu İktisadî Teşebbüslerinin Türkiye Büyük
Millet Meclisince denetlenmesi kanunla düzenlenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
II. Sayıştay;
Silahlı Kuvvetlerin ve Kamu İktisadî Teşebbüslerinin Denetlenmesi
MADDE 127.-
Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün
gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek
ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen
inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.
Sayıştay'ın
kuruluşu, işleyişi, denetim usûlleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri, hakları ve yükümleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silâhlı
Kuvvetler elinde bulunan devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına
denetlenmesi usûlleri, Millî Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Kamu İktisadî
Teşebbüslerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi kanunla düzenlenir.
III. Kesin
Hesaplar
MADDE 128.-
Kesin Hesap Kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise,
ilgili oldukları malî yılın sonundan başlıyarak en geç bir yıl sonra, Bakanlar
Kurulunca, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur Sayıştay, genel uygunluk
bildirimini, ilişkin olduğu Kesin Hesap Kanunu tasarısının verilmesinden
başlıyarak en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
IV. Kalkınma
a) Kalkınma Planı ve Devlet Planlama
Teşkilatı
MADDE 129.-
İktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma plana bağlanır. Kalkınma bu plana göre
gerçekleştirilir.
Devlet Planlama Teşkilatını kuruluş ve
görevleri, planın hazırlanmasında, yürürlüğe konmasında, uygulanmasında ve
değiştirilmesinde gözetilecek esaslar ve planın bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin önlenmesini sağlıyacak tedbirler özel kanunla düzenlenir.
b) Tabii Servet
Kaynaklarının Aranması ve İşletilmesi
MADDE 130.-
Tabii servetler ve kaynakları, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Bunların aranması ve işletilmesi hakkı
Devlete aittir. Arama ve işletmenin Devletin özel teşebbüsle birleşmesi
suretiyle veya doğrudan doğruya özel teşebbüs eliyle yapılması, kanunun açık
iznine bağlıdır.
c) Ormanların
Korunması ve Geliştirilmesi
MADDE 131.-
Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli
kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe
yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi
özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar, zaman aşımiyle mülk edinilemez ve kamu
yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet
ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanlar içinde veya hemen yakınında oturan
halkın kalkındırılması ve ormanı koruma bakımından, gerekirse başka yere
yerleştirilmesi kanunla düzenlenir.
Yanan ormanların yerinde yeni orman
yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.
Orman suçları için genel af çıkarılmaz;
ormanların tahribine yol açacak hiçbir siyasî propaganda yapılamaz.
17.4.1970
tarih ve 1255 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
c) Ormanların
ve Orman Köylüsünün Korunması, Ormanların Geliştirilmesi
MADDE 131.-
Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların
genişletilmesi ve gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların
gözetimi Devlete aittir.
Devlet
ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının
mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar,
zaman aşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu
olamaz.
Ormanlara zarar
verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.
Ormanlar içinde
veya hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma bakımından,
ormanın gözetilmesinde ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliği yapmasını
sağlayıcı tedbirler ve gereken hallerde başka yere yerleştirme kanunla
düzenlenir.
Anayasa'nın
yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam
olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik gibi çeşitli tarım
alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman
sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde yeni orman
yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.
Ormanların
tahrip edilmesine yol açan hiçbir siyasî propaganda yapılamaz.
Üçüncü Bölüm
YARGI
A) Genel Hükümler
I. Mahkemelerin Bağımsızlığı
MADDE 132.-
Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar: Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdani
kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı
yetkisinin kullanılmasında mahkemeler ve hâkimlere emir ve talimat veremez;
genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama
Meclislerinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme
yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare,
mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını
hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
II. Hâkimlik
Teminatı
MADDE 133.-
Hâkimler azlolunamaz. Kendileri istemedikçe, Anayasa'da gösterilen yaştan önce
emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa,
aylıklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymiş olanlarla görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği
kesin olarak anlaşılanlar ve meslekte kalmalarının caiz olmadığına karar
verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.
III. Hâkimlik
Mesleği
MADDE 134.-
Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri,
meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli
olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin
cezası verilmesi , görevleriyle ilgili suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına
ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı
esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler altmışbeş yaşını bitirinceye kadar
hizmet görürler. Askerî hâkimlerin yaş haddi kanunla belli edilir.
Hâkimler, kanunda belirtilenlerden başka,
genel ve özel hiçbir görev alamazlar.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 134.-
Hâkimlerin nitelikleri, atanmaları, hakları ve
ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin veya görev
yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin
kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili
suçlarından dolayı soruşturma yapılmasına ve yargılanmalarına karar verilmesi,
meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve diğer
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı esasına göre, kanunla düzenlenir.
Hâkimler
altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askerî hâkimlerin yaş haddi,
yükselme ve emeklilikleri kanunla belli edilir.
Hâkimler,
kanunda belirtilenlerden başka, genel ve özel hiçbir görev alamazlar.
IV. Duruşmanın
Açık ve Kararların Gerekçeli Olması
MADDE 135.-
Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmalardan bir kısmının veya
tamamının kapalı yapılmasına, ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin
olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla
özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları
gerekçeli olarak yazılır.
V. Mahkemelerin
Kuruluşu
MADDE 136.-
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usûlleri
kanunla düzenlenir.
15.3.1973
tarih ve 1699 sayılı Kanunla aşağıdaki fırkalar eklenmiştir:
MADDE 136.-
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğü, hür
demokratik düzen ve nitelikleri Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet aleyhine
işlenen ve doğrudan doğruya Devlet Güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla
görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. Ancak, Sıkıyönetim ve savaş haline
ilişkin hükümler saklıdır.
Devlet Güvenlik
Mahkemesinde bir başkan, dört asıl ve iki yedek üye ile bir savcı ve yeteri
kadar savcı yardımcısı bulunur. Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile savcı,
birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından; iki asıl ve bir
yedek üye birinci sınıf askerî hâkimler arasından; savcı yardımcıları ise
Cumhuriyet savcıları ve askerî hâkimler arasından atanır.
Devlet Güvenlik
Mahkemesi Başkanlığı, üyeliği, yedek üyeliği, savcılığı ve savcı yardımcılığı
atamalarında Bakanlar Kurulunca her boş yer için bir misli aday gösterilir. Bu
adaylar arasından Devlet Güvenlik Mahkemesi hâkimlerinin atanması Yüksek
Hâkimler Kurulunca, savcı ve yardımcılarının atanmaları Yüksek Savcılar
Kurulunca; askerî hâkimlerden üye, yedek üye ve savcı yardımcılarının atanmaları
ise özel kanunlarında gösterilen usûle göre yapılır.
Devlet Güvenlik
Mahkemeleri başkan, üye ve yedek üyeleri ile savcı ve savcı yardımcıları üç yıl
için atanırlar, süresi bitenler yeniden atanabilirler.
Devlet Güvenlik
Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii Yargıtay'da yalnız bu mahkemelerin
kararlarını incelemek üzere kurulacak daire veya daireler; Genel Kurul ise,
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu'dur.
Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin kuruluş ve işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama usûlleri ile
ilgili diğer hükümler kanunda gösterilir.
VI. Savcılık
MADDE 137.-
Kanun, Cumhuriyet savcılarının ve Kanunsözcülerinin özlük işlerinde ve
görevlerini yapmalarında teminat sağlayıcı hükümler koyar.
Cumhuriyet Başsavcısı, Başkanunsözcüsü ve
Askerî Yargıtay Başsavcısı, yüksek mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere
tâbidir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 137.-
Cumhuriyet savcıları, idarî görevleri yönünden Adâlet
Bakanlığına bağlıdır.
Cumhuriyet
savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri ve
disiplin cezaları ile meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisi
yüksek Savcılar Kurulu'nundur. [Bu Kurul'un kararları kesin olup bunlar
aleyhine başka bir mercie başvurulamaz] (*). Ancak disiplin ve
meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini
Adâlet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.
Yüksek Savcılar
Kurulu, Adâlet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Ceza
Daireleri Genel Kurulunca seçilen üç asıl ve iki yedek üye ile Adâlet Bakanlığı
Müsteşarı ve Özlük İşleri Genel Müdüründen kuruludur. Adâlet Bakanı bulunmadığı
zaman Kurula Cumhuriyet Başsavcısı Başkanlık eder.
Gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde, Adâlet Bakanlığı Cumhuriyet savcılarını geçici yetki
ile görevlendirerek bu kararı ilk toplantısında Kurulun onamasına sunar.
Bakanlık Merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak Cumhuriyet
savcılarını, muvafakatlarını alarak, atama yetkisi Adâlet Bakanına aittir.
Cumhuriyet
savcılarının denetimi ve haklarındaki soruşturma Adâlet Bakanlığı müfettişleri
veya üst dereceli Cumhuriyet savcıları eliyle yapılır.
Yüksek Savcılar
Kurulunun kuruluşu, çalışma usûlleri, toplantı ve karar yeter sayısı, Yargıtay
Ceza Daireleri Genel Kurulunca seçilecek asıl ve yedek üyelerin seçim usûlleri
ve görev süreleri kanunla düzenlenir.
Cumhuriyet
Başsavcısı, Yüksek Mahkemeler hâkimleri hakkındaki hükümlere tâbidir.
(*) Köşeli parantez içinde italik harflerle yazılan bu cümle,
Anayasa Mahkemesinin 27.9.1977 tarih ve E.1977/82, K.1977/117 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir (AMKD, Sayı 15, s.444-463).
VII. Askerî Yargı
MADDE 138.-
Askerî yargı, Askerî Mahkemeler ve Disiplin Mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu
mahkemeler, asker kişilerin askerî olan suçları ile, bunların asker kişiler
aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili
olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askerî Mahkemeler asker olmıyan
kişileri,ancak özel kanunda belirtilen askerî suçlardan dolayı yargılarlar.
Askerî Mahkemelerin, savaş veya Sıkıyönetim
hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili olduğu kanunla
gösterilir.
Askerî Mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun
hâkimlik niteliğine sahib olması şarttır.
Askerî yargı organlarının kuruluşu,
işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik
teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre özel kanunla düzenlenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 138.-
Askerî yargı, Askerî Mahkemeler ve Disiplin
Mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin askerî olan
suçları ile, bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut
askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait dâvalara
bakmakla görevlidirler.
Askerî
Mahkemeler asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile
kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara bakmakla görevlidirler.
Askerî
Mahkemelerin, savaş veya Sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerî
Mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması şarttır.
Askerî yargı
organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık
görevlerini yapan askerî hâkimlerin refakatinde bulundukları komutanlarla
ilişkileri mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
15.3.1973
tarih ve 1699 sayılı Kanunla 4'üncü fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
Askerî
Mahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimlik niteliğine sahip olması şarttır.
[Ancak, savaş halinde bu şart aranmaz] (*).
(*) Köşeli parantez içinde italik harflerle yazılan bu cümle,
Anayasa Mahkemesinin 15.4.1975 tarih ve E.1973/19, K.1975/87 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir (AMKD, Sayı 13'üncü s.403-478).
B) Yüksek
Mahkemeler
I. Yargıtay
MADDE 139.-
Yargıtay, Adliye Mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar.
Yargıtay üyeleri Yüksek Hâkim Kurulunca
Yargıtay Birinci Başkanıyla İkinci Başkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay
Büyük Genel Kurulunca, üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla
seçilir.
Yargıtay, Birinci Başkanı ile Cumhuriyet
Başsavcısını, kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve
gizli oyla seçer.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan ve
üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri ve ikinci Başkanların seçim
usûlleri kanunla düzenlenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 139.-
Yargıtay, Adliye Mahkemelerince verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri
birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile bu mesleklerden
sayılanlar arasından Yüksek Hâkimler Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu
ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay,
Birinci Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısını, kendi üyeleri arasından, üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer.
Yargıtay Birinci
Başkanıyla İkinci Başkanlarının ve Cumhuriyet Başsavcısının görev süreleri dört
yıldır. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, Başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri ve
ikinci Başkanların seçim usûlleri kanunla düzenlenir.
II. Danıştay
MADDE 140.-Danıştay,
kanunların başka idarî yargı mercilerine bırakmadığı konularda ilk derece ve
genel olarak üst derece İdare Mahkemesidir.
Danıştay, idarî uyuşmazlıkları ve davaları
görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini
incelemek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay Başkan ve üyeleri Başkanunsözcüsü ,
kanunda gösterilen niteliklere sahip kimseler arasından Anayasa Mahkemesinin
asıl ve yedek üyelerinden meydana gelen kurulca gizli oyla ve üçte iki
çoğunlıkla seçilir.seçilir. İlk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt
çoğunlukla yetinilir.
Danıştay Başkan ve üyeleriyle
Başkanunsözcüsünün seçimlerinde Bakanlar Kurulu ile Danıştay genel kurulunca
ayrı ayrı boş yer sayısı kadar aday gösterilir.
Danıştay'ın kuruluşu, işleyişi, yargılama
usûlleri mensuplarının nitelikleriyle atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve
disiplin cezası uygulanması, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 140.-
Danıştay, kanunların başka idarî yargı mercilerine
bırakmadığı konularda ilk derece ve genel olarak üst derece İdare Mahkemesidir.
Danıştay, idarî
uyuşmazlıkları ve dâvaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca gönderilen
kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz
şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla gösterilen diğer işleri
yapmakla görevlidir.
Danıştay
üyeleri, Bakanlar Kurulu ile Danıştay Genel Kurulunca ayrı ayrı boş yer sayısı
kadar gösterilecek adaylar arasından Anayasa Mahkemesinin asıl ve yedek
üyelerinin üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. İlk
iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.
Danıştay,
Başkanını ve Başkanunsözcüsünü, kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçer. Başkan, daire başkanları ve
Başkanunsözcüsünün görev süreleri dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Danıştay'ın
kuruluşu, işleyişi, yargılama ve daire Başkanlarının seçimi usûlleri,
mensuplarının nitelikleriyle atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin kovuşturması yapılması ve
disiplin cezası uygulanması, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Asker kişilerle
ilgili idarî eylem ve işlemlerin yargı denetimi Askerî Yüksek İdare Mahkemesince
yapılır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama
usûlleri, başkan ve üyelerinin nitelikleri ile atanmaları, disiplin ve özlük
işleri; hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre, kanunla
düzenlenir.
III. Askerî
Yargıtay
MADDE 141.-
Askerî Yargıtay, Askerî Mahkemelerce verilen karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Ayrıca, askerî işlere ait belli davalarda ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri ile Başsavcı
hâkimlik niteliğine sahip kırk yaşını bitirmiş ve en az on yıl askerî hâkimlik
veya askerî savcılık yapmış kimseler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile boş yerin üç misli olarak gösterdiği adaylar
arasından Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanlarını kendi üyeleri
arasından seçer.
Askerî Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi,
yargılama usûlleri , üyeler hakkındaki disiplin işleri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 141.-
Askerî Yargıtay, Askerî Mahkemelerden verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen
belli dâvalarına ilk ve son derce mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay
üyeleri en az albay rütbesinde birinci sınıf askerî hâkimler arasından Askerî
Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile her boş yerin üç
misli olarak gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay
Başkanı, Başsavcısı, ikinci Başkanı ve daire Başkanları Askerî Yargıtay üyeleri
arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî
Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, yargılama usûlleri ve üyeler hakkındaki disiplin
ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
IV. Uyuşmazlık
Mahkemesi
MADDE 142.-
Uyuşmazlık Mahkemesi, adli, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve
hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu ve işleyişi
kanunla düzenlenir. Bu Mahkemenin Başkanlığını, Anayasa Mahkemesince kendi asıl
veya yedek üyeleri arasından görevlendirilen bir üye yapar.
C) Yüksek
Hâkimler Kurulu
I. Kuruluş
MADDE 143.-
Yüksek Hâkimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Bu üyelerden
altısı Yargıtay genel kurulunca, altısı birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve
kendi aralarından gizli oyla seçilir. Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu,
yüksek mahkemelerde hâkimlik etmiş veya bunlara üye olma şartlarını kazanmış
kimseler arasından gizli oyla ve üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile üçer üye
seçerler. Bu usûlle Yargıtay Genel Kurulunca iki birinci sınıfa ayrılmış
hâkimler ile Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu tarafından birer yedek üye
seçilir.
Yüksek Hâkimler Kurulu, üye tamsayısının
salt çoğunluğu ile kendi içinden Başkanını seçer.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyelerinin görev
süresi dört yıldır. Her iki yılda yarısının seçimi yenilenir. Hâkimlik görevinde
iken seçilmiş olan üyeler ardı ardına iki defa seçilemez.
Yüksek Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri
süresince başka bir iş ve görev alamazlar. Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu,
çalışma usûlleri, bölümleri ve bu bölümlerin görevleriyle toplantı ve karar
yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve ödenekleri kanunla düzenlenir.
Adâlet Bakanı, Yüksek Hâkimler Kurulu
toplantılarına katılabilir; oylamaya katılamaz.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 143.-
Yüksek Hâkimler Kurulu, onbir asıl ve üç yedek üyeden
kuruludur. Üyeler, Yargıtay Genel Kurulunca, kendi üyeleri arasından ve üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile gizli oyla seçilir.
Yüksek Hâkimler
Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile, kendi içinden Başkanını ve bölüm
başkanlarını seçer.
Yüksek Hâkimler
Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yüksek Hâkimler
Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev alamazlar.
Yüksek Hâkimler
Kurulunun kuruluşu, çalışma usûlleri, bölümleri ve bu bölümlerin görevleriyle
toplantı ve karar yeter sayıları, Başkan ve üyelerinin aylık ve ödenekleri
kanunla düzenlenir.
Adâlet Bakanı,
gerekli gördüğü hallerde Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına başkanlık eder.
II. Görev ve
Yetkileri
MADDE 144.-
Hâkimler bütün özlük işleri hakkında karar verme yetkisi Yüksek Hâkimler
Kurulunundur.
Bir hâkimin her ne sebeple olursa olsun,
meslekten çıkarılması hakkındaki karar genel kurulun salt çoğunluğu ile alınır.
Adâlet Bakanı gerekli gördüğü hallerde, bir
hâkim hakkında disiplin kovuşturması açılması için Yüksek Hâkimler Kuruluna
başvurabilir.
Bir mahkemenin veya bir kadronun
kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi, Yüksek
Hâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır.
Hâkimlerin denetimi ,belli konular için
Yüksek Hâkimler Kurulunca görevlendirilecek üst derecedeki hâkimler eliyle
yapılır.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 144.-
Yüksek Hâkimler Kurulu, Adliye Mahkemeleri
hâkimlerinin özlük işleri hakkında kesin karar verir. [Bu kararlar aleyhine
başka mercilere başvurulamaz] (*). Ancak, disiplin ve
meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini,
Adâlet Bakanı veya hakkında karar verilen hâkim isteyebilir.
Bir hâkimin her
ne sebeple olursa olsun, meslekten çıkarılması hakkındaki karar Yüksek Hâkimler
Kurulu Genel Kurulunun salt çoğunluğu ile alınır.
Adâlet Bakanı
gerekli gördüğü hallerde, bir hâkim hakkında disiplin kovuşturması açılmasını
Yüksek Hâkimler Kurulundan isteyebilir.
Bir mahkemenin
veya bir hâkimin kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin
değiştirilmesi, Yüksek Hâkimler Kurulunun uygun görmesine bağlıdır.
Hâkimlerin
denetimi ve haklarındaki soruşturma, Yüksek Hâkimler Kuruluna bağlı ve sürekli
olarak görevli Müfettiş Hâkimler eliyle yapılır. Müfettiş Hâkimler, Hâkim ve
Cumhuriyet Savcıları ile bu mesleklerden sayılanlar arasından Yüksek Hâkimler
Kurulunca atanır. Müfettiş Hâkimlerin nitelikleri ile atanma usûlleri, hakları,
ödevleri, ödenek ve yollukları, meslekte ilerlemeleri, haklarında disiplin
kovuşturması yapılması ve disiplin cezası uygulaması, hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.
(*) Köşeli parantez içinde italik harflerle yazılan bu cümle,
Anayasa Mahkemesinin 27.1.1977 tarih ve E.1976/43, K.1977/4 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir (AMKD, Sayı 15, s.444-463).
D) ANAYASA
MAHKEMESİ
I. Kuruluş
a) Üyelerin Seçimi
MADDE 145.-
Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Asıl üyelerden
dördü Yargıtay, üçü Danıştay Genel Kurullarınca kendi Başkan ve üyeleriyle
Başsavcısı ve Başkanunsözcüsü arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve
gizli oyla seçilir. Bir üye Sayıştay Genel Kurulunca kendi Başkan ve üyeleri
arasından aynı usûlle seçilir. Millet Meclisi üç, Cumhuriyet Senatosu iki üye
seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir. Cumhurbaşkanı, bu üyelerden birini,
Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli
oyla göstereceği üç aday arasından seçer. Anayasa mahkemesi , kendi üyeleri
arasından, oyla ve üçte iki çoğunlukla , dört yıl için, bir başkan ve bir başkan
vekili seçer , yeniden seçilmek caizdir.
Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri dışında, üye tamsayılarının üçte iki çoğunluğu ile
ve gizli oyla yaparlar. İlk iki oylamada bu çoğunluk sağlanmaza, salt çoğunlukla
yetinilir. Yasama Meclislerince seçilecek üyelerden birer kişinin
Üniversitelerin hukuk, iktisat ve siyasal bilimler öğretim üyelerinin birlikte
toplanarak, açık üyeliklerin üç katı tutarında ve gizli oyla gösterecekleri
adaylar arasından olması gereklidir. .
Anayasa Mahkemesine asıl veya yedek üye
olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş bulunmak ve Yargıtay, Askerî Yargıtay veya
Sayıştay'da Başkanlık, üyelik, başsavcılık, Başkanunsözcülüğü veya
üniversitelerde hukuk, iktisat ve siyasal bilimler alanlarında en az beş yıl
öğretim üyeliği veya onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay
ile Yasama Meclislerinin her biri birer yedek üye seçerler. Yedek üyelerin
seçiminde de, asılların seçimindeki usûl uygulanır. Anayasa Mahkemesi üyeleri,
resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 145.-
Anayasa Mahkemesi, onbeş asıl ve beş yedek üyeden
kuruludur. Asıl üyelerden dördü Yargıtay, üçü Danıştay Genel kurullarınca kendi
Başkan ve üyeleriyle Cumhuriyet Başsavcısı ve Başkanunsözcüsü arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Bir üye Sayıştay Genel
Kurulunca kendi Başkan ve üyeleri arasından aynı usûlle seçilir. Millet Meclisi
üç, Cumhuriyet Senatosu iki üye seçer. Cumhurbaşkanınca da iki üye seçilir.
Cumhurbaşkanı, bu üyelerden birini, Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla göstereceği üç aday arasından
seçer. Yasama Meclisleri, bu seçimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
dışından, üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla yaparlar. Yasama
Meclislerince yapılacak seçimlerde, adaylığa başvurma ve seçim esas ve usûlleri
kanunla düzenlenir.
Anayasa
Mahkemesi, kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve salt çoğunlukla, dört yıl için
bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer; yeniden seçilmek caizdir.
Anayasa
Mahkemesine asıl veya yedek üye olabilmek için, kırk yaşını doldurmuş bulunmak
ve Yargıtay, Askerî Yargıtay veya Sayıştay'da Başkanlık, üyelik, Başsavcılık,
Başkanunsözcülüğü veya üniversitelerde hukuk, iktisat ve siyasal bilimler
alanlarında en az beş yıl öğretim üyeliği veya onbeş yıl avukatlık yapmış olmak
şarttır.
Anayasa
Mahkemesine, Yargıtay iki, Danıştay ile Yasama Meclislerinin her biri birer
yedek üye seçerler. Yedek üyelerin seçiminde de, asılların seçimindeki usûl
uygulanır.
Anayasa
Mahkemesi üyeleri, resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
b) Üyeliğin Sona
Ermesi
MADDE 146.-
Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşında emekliye ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin
hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi
halinde kendiliğinden: görevini sağlık bakımından yerine getiremiyeceğinin kesin
olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt
çoğunluğunun kararı ile sona erer.
II. Görev ve
Yetkileri
MADDE 147.-
Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin
Anayasaya, uygunluğunu denetler.
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini,
Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Yüksek Hâkimler Kurulu ve Sayıştay Başkan
ve üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını, Başkanunsözcüsünü, Askerî Yargıtay
Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan
sıfatiyle yargılar ve Anayasa ile verilen diğer görevleri yerine getirir.
Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle
yargılamasında savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı yapar.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 147.-
Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüklerinin Anayasa, Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'da
gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu denetler.
Cumhurbaşkanını,
Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Yüksek Hâkimler
Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını,
Başkanunsözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar ve Anayasa ile verilen
diğer görevleri yerine getirir.
Anayasa
Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatıyla yargılamasında savcılık görevini Cumhuriyet
Başsavcısı yapar.
III. Yargılama ve
Çalışma Usûlü
MADDE 148.-
Anayasa Mahkemesinin kuruluş ve yargılama usûlleri kanunla; Mahkemenin çalışma
tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir
Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle
baktığı davalar ile siyasî partilerin kapatılması hakkındaki davalar dışındaki
işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü
açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri çağırır.
15.3.1973
tarih ve 1699 sayılı Kanunla 2'nci fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 148.-
Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla baktığı
dâvalar ile siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalar dışındaki işleri,
dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını
dinlemek üzere ilgilileri çağırır.
IV. İptal Davası
a) Dava Hakkı
MADDE 149.-
Cumhurbaşkanı; son milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısını en az
yüzde onunu alan veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi bulunan siyasî
partiler veya bunların meclis grupları ; Yasama Meclislerinden birinin üye
tamsayısının en az altıda biri tutarındaki üyeleri ; kendi varlık ve görevlerini
ilgilendiren alanlarda Yüksek Hâkimler Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Askerî
Yargıtay ve Üniversiteler, kanunların veya Türkiye Büyük Millet Meclisi,
İçtüzüklerinin veya bunların belirli madde ve hükümlerinin Anayasaya aykırılığı
iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilirler.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 149.-
Cumhurbaşkanı; Yasama Meclislerindeki siyasî parti
grupları ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasî partiler ile
son milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu alan
siyasî partiler; Yasama Meclislerinden birinin üye tamsayısının en az altıda
biri tutarındaki üyeleri; kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda
Yüksek Hâkimler Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay ve Üniversiteler,
kanunların veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerinin veya bunların
belirli madde ve hükümlerinin Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal dâvası açabilirler.
b) Dava Açma
Süresi
MADDE 150.-
Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen
kanunun veya İçtüzüğün Resmî Gazete'de yayınlanmasından başlıyarak doksan gün
sonra düşer.
c) Anayasaya
Aykırılığın Diğer Mahkemelerde İleri Sürülmesi
MADDE 151.- Bir
davaya bakmakta olan mahkeme uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasaya
aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi
olduğu kanısına varırsa, Anayasa mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar
davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi
görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi işin kendisine gelişinden
başlamak üzere altı ay içinde ararını verir .
Bu süre içinde karar verilmezse, Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını kendi kanısına göre çözümliyerek davayı yürütür.
Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar
gelirse, mahkemeler buna uymak zorundadır.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 151.-
Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir
kanunun hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin
bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır.
Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz meciince esas
hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa
Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere altı ay içinde kararını
verir ve açıklar.
Bu süre içinde
karar verilmezse, Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını kendi kanısına göre
çözümleyerek dâvayı yürütür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki
karar kesinleşinceye kadar gelirse, Mahkemeler buna uymak zorundadır.
V. Anayasa
Mahkemesinin Kararları
MADDE 152.-
Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Anayasa Mahkemesince, Anayasaya aykırı
olduğundan iptaline karar verilen kanun veya İçtüzük veya bunların iptal edilen
hükümleri, karar tarihinde yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, Anayasa
Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu
tarih kararın verildiği günden başlayarak altı ayı geçemez.
İptal kararı geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen
Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve
yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da karar verebilir.
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmî Gazete'de
hemen yayımlanır ve Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.
20.9.1971
tarih ve 1488 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
MADDE 152.-
Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Kararlar,
gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa
Mahkemesince, Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veya
içtüzük veya bunların iptal edilen hükümleri, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi,
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih
kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararı
geriye yürümez.
Anayasa
Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine
verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da
karar verebilir.
Anayasa
Mahkemesi kararları, Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve Devletin yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri
bağlar.
Dördüncü Kısım
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
I. Devrim
Kanunlarının Korunması
MADDE 153.- Bu
Anayasanın hiçbir hükmü Türk toplumunun çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ve
Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden aşağıda
gösterilen Devrim Kanunlarının, bu Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte
yürürlükte bulunan hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve
yorumlanamaz:
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhid-i
Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı
Şapka İktisa'sı hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı
Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım
Unvanların Men ve İlgasına dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk
Kanunu Medenîisiyle kabul edilen, evlenme akdinîn evlendirme memuru tarafından
yapılacağına dair medenî nikah esası ile aynı Kanunun 110'uncu maddesi hükmü:
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı
Beynelmilel Erkamın Kabulü hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı
Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590
sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun;
8. 3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı
Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine dair Kanun.
II. Diyanet
İşleri Başkanlığı
MADDE 154.-
Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, özel kanununda gösterilen
görevleri yerine getirir.
Beşinci Kısım
GEÇİCİ HÜKÜMLER
I. T.B.M.M.'nin
Seçilmesi ve Toplanması
a) Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu
Seçimlerinin Birlikte Yapılacağı; İlk Toplantı Günü
GEÇİCİ MADDE 1.-
Bu Anayasaya göre kurulan Millet Meclisiyle Cumhuriyet Senatosunun seçimleri
aynı günde yapılır.
Seçim sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca
ilanını takibeden beşinci gün, her iki Meclis kendiliğinden, Ankara'da Türkiye
Büyük Millet Meclisi binasında saat 15.00'de birlikte toplanır. Bu toplantıya en
yaşlı milletvekili başkanlık eder. Bu toplantıda, önce Cumhuriyet Senatosu
üyeleri ve sonra milletvekilleri and içerler.
b) Cumhuriyet
Senatosunun Kurulması
GEÇİCİ MADDE 2.-
Bu Anayasaya göre kurulacak Cumhuriyet Senatosunun ilk genel seçimleri, genel
oyla seçilecek olan bütün üyelikler için yapılır.
Cumhuriyet Senatosu, Cumhurbaşkanınca
seçilmesi gereken onbeş üyenin seçiminden önce hukukî varlık kazanır.
Cumhurbaşkanı, bu üyeleri, kendi seçiminden başlıyarak bir ay içinde seçer.
c) Geçici İçtüzük
GEÇİCİ MADDE 3.-
Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Millet Meclisinin ve
Cumhuriyet Senatosunun toplantı ve çalışmaları için, kendi İçtüzükleri
yapılıncaya kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önce
yürürlükte olan İçtüzüğü hükümleri uygulanır.
II. Kurucu
Meclis, Millî Birlik Komitesi ve Temsilcileri Meclisinin Hukukî Varlıklarının
Sona Ermesi; Devrim Tasarrufları
GEÇİCİ MADDE 4.-
Bu Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanmasıyla, 20
Nisan 1340 tarihli ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununa ve 12 Haziran 1960
tarihli ve 1 sayılı Kanunla 13 Aralık 1960 tarihli ve 157 sayılı Kanuna göre
kurulan Kurucu Meclisin, Millî Birlik Komitesinin ve Temsilciler Meclisinin
hukukî varlıkları sona erer ve bunlar kendiliğinden dağılmış olurlar.
27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren Kurucu
Meclisin toplandığı 6 Ocak 1961 tarihine kadar yasama yetkisini ve yürütme
görevini Türk Milleti adına kullanmış bulunan Millî Birlik Komitesinin ve Devrim
Hükümetlerinin karar ve tasarruflarından ve bunların, idarece veya yetkili
kılınan organ ve mercilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta
bulunanlar ve uygulayanlar hakkında cezaî veya malî veya hukukî sorumluluk
iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Normal demokratik rejimi bütün teminatı ile
kurmak amacıyla gerçekleştirilen ve yürütülen 27 Mayıs 1960 Devrim tarihinden 6
Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan kanunlar, Türkiye Cumhuriyetinin diğer
kanunlarının değiştirilmesi ve kaldırılmasında uygulanan kurallara göre
değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Ancak, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık
iddiasiyle, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamayacağı gibi, itiraz yoluyla
dahi mahkemelerde Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez.
27 Mayıs 1960'dan 6 Ocak 1961 tarihine kadar
çıkarılan kanunların, yapılmış tasarrufların ve alınmış kararların
değiştirilmesi veya kaldırılması hallerinde de 2'nci fıkra hükmü saklıdır.
III.
Cumhurbaşkanı Seçimi
GEÇİCİ MADDE 5.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin and içtikleri toplantının ertesi günü,
Cumhurbaşkanı seçimi yapılır.
Cumhurbaşkanının seçilmesiyle, 12 Haziran
1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunla kabul edilmiş olan Devlet Başkanının görevi
kendiliğinden sona erer.
VI. Bakanlar
Kurulunun Kurulması
GEÇİCİ MADDE 6.-
Bu Anayasanın 102'nci maddesine göre yeni Bakanlar kurulu kurulunca, 12 Haziran
1960 tarihli ve 1 sayılı Kanuna göre kurulan ve işbaşında olan Bakanlar
Kurulunun görevi kendiliğinden sona erer.
V. Anayasanının
Kabul Ettiği Organ, Kurum ve Kurullar
a) Yeni Organ, Kurum ve Kurulların
Kurulması
GEÇİCİ MADDE 7.-
Bu Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş ve
işleyişleriyle ilgili kanunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk
toplantısından başlıyarak en geç altı ay içinde ve bu Anayasa ile konulması
emredilen diğer kanunlar da en geç iki yıl içinde çıkarılır.
b) Eski Organ,
Kurum ve Kurulların Durumu
GEÇİCİ MADDE 8.-
Bu Anayasaya göre kurulacak organ, kurum ve kurullar, kuruluş kanunları
yürürlüğe konularak görevlerine başlayıncaya kadar, bu konulardaki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
c) Eski
Kanunların Anayasaya Aykırılığı İddiası
GEÇİCİ MADDE 9.-
Anayasa Mahkemesinin görevine başladığının Resmî Gazeteyle yayınlanmasından
önce, mahkemelerde kanunların Anayasaya aykırılığı iddiasi ileri sürülemez ve
mahkemelerce de kanunların Anayasaya aykırılığına dayanılarak karar verilemez.
Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı
tarihte yürürlükte olan herhangi bir kanun hakkında, bu Anayasaya aykırılığı
iddiasiyle iptal davası açılabilir. Bu halde iptal davası açma hakkı, Anayasa
Mahkemesinin görevine başladığının Resmî Gazeteyle yayınlandığı tarihten
itibaren altı ay sonra düşer.
VI. İlk
Cumhuriyet Senatosunda Ad Çekme
GEÇİCİ MADDE 10.-
Cumhuriyet Senatosunun genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin
yenilenmesi hakkındaki 73'üncü maddenin 2'nci fıkrası hükmünün uygulanmasını
sağlamak amacıyla, bunların seçiminden iki yıl sonra yapılacak seçimlerle
yenilenecek olanları tesbit etmek üzere, bu seçimden iki ay önce adçekmeye
başvurulur; dört yıl sonra yapılacak seçimle yenilenecek olan üyelerin tesbiti
için aynı esas uyularak adçekilir; ancak, ikinci yıl sonunda seçilmiş olan
üyeler bu adçekmeye girmez.
Cumhuriyet Senatosu Başkanı hakkında adçekme
işlemi uygulanmaz.
İlk Cumhuriyet Senatosu seçiminden iki ve
dört yıl sonra yapılacak seçimler hakkında da, Cumhuriyet Senatosu seçimleriyle
ilgili kanun hükümleri uygulanır.
VII.
Affedilenlerin Seçilme Yeterliliği
GEÇİCİ MADDE 11.-
Yüz kızartıcı olmıyan bir suçtan kesin hüküm giydikten sonra bu Anayasanın
halkoyu ile kabulünden önce affedilmiş bulunanlar, 68 inci maddedeki seçilme
yasağına tâbi değildirler.
Bu madde,
6.11.1969 tarih ve 1188 sayılı Kanunla yürürlükten kadırılmış; ancak bu
değişiklik Anayasa Mahkemesi'nin 16.6.1970 tarih ve E.1970/1, K.1970/31 sayılı
Kararı ile iptal edilmiştir, dolayısıyla maddenin tekrar yürürlüğe girdiği
varsayılmıştır. Yürürlüğe tekrar giren geçici 11’inci madde, 16.4.1974 tarih ve
1801 sayılı Kanunla tekrar yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 11
(*) (14.4.1970 tarih ve 1254 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
7 Haziran 1970 tarihinde yapılması gereken Cumhuriyet Senatosu
yenileme seçimleri, Anayasanın 73'ncü maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle
geriye bırakılmıştır.
(*) 14.4.1970 tarih ve 1254 sayılı
Kanun, 6.11.1969 tarih ve 1188 sayılı Kanunun, Anayasa Mahkemesinin 16.6.1970
tarih ve E.1970/1, K.1970/31 sayılı Kararı ile iptalinden önce çıkarıldığı için
madde numarası mükerrer duruma gelmiştir. Bu nedenle bu ikinci geçici 11’inci
maddeyi “Geçici Madde 11bis” şeklinde isimlendirmek uygun olur.
GEÇİCİ MADDE 12
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Cumhuriyet Senatosu üyelerinden üçte birinin yenilenmesi ve Cumhuriyet Senatosu
ile Millet Meclisinde boş bulunan üyelikler için 10 Ekim 1971 gününde yapılacak
seçimler, 12 ekim 1973'de yapılması gereken milletvekilleri genel seçimiyle
birlikte yapılmak üzere, ertelenmiştir. Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi
dolanların üyelik sıfatları, seçim yapılıncaya kadar devam eder.
Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerden süresi
dolanlar hakkında 73'üncü maddenin 5'inci fıkrası hükmü uygulanmaya devam
olunur.
GEÇİCİ MADDE 13
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay Birinci
Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde
4 yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay
içinde yeni seçim yapılır.
Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, Başkan ve
üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri ve İkinci Başkanlarının Seçim
usûlleri hakkındaki Kanun, Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde çıkarılır. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay
İkinci Başkanlığında dört yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük
tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim yapılır.
GEÇİCİ MADDE 14
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Bu Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay Başkanlığı ile
Başkanunsözcülüğü görevlerinde bulunanlardan bu görevlerde dört yılını doldurmuş
olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yeni seçim
yapılır.
Anayasanın 114 ve 140'ıncı maddelerinde
yapılan değişiklik gereğince, 521 sayılı Danıştay Kanunu, Anayasa
değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
değiştirilir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay Daire Başkanlığında
dört yılını doldurmuş olanların yerleri için, yürürlük tarihinden itibaren bir
ay içinde seçim yapılır.
Danıştay Başkanlığı ile Başkanunsözcülüğüne
ve daire başkanlıklarına yeniden seçilemiyenler Danıştay üyesi olurlar.
GEÇİCİ MADDE 15
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay İkinci Cumhuriyet
Başsavcılığı veya Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulunanlar Yargıtay
üyesi olurlar.
Bunlara ait kadrolar da Yargıtay'a, üye
kadrosu olarak geçer.
45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunda
gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar, Cumhuriyet Başsavcılığı bölümleriyle
Yüksek Savcılar Genel Kurulu ve bölümleri ve bunlara mensup olanlar görevlerine
devam ederler.
GEÇİCİ MADDE 16
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Anayasanın 46 ve 119'uncu maddelerinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği
tarihte 624 sayılı Kanuna dayanılarak kurulmuş olan kamu hizmetlileri
sendikalarının faaliyeti sona erer.
Kamu hizmetlileri kuruluşlarının kuruluşuna
ve sendikaların varlıklarının bu kuruluşlara intikaline ait hükümler kanunla
düzenlenir. Kanun, Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde çıkarılır.
GEÇİCİ MADDE 17
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).-
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 134, 138, 140 ve 141'inci maddeleri gereğince,
askerî yargı ile ilgili kanunlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde değiştirilir.
Yukardaki fıkraya göre çıkarılacak yeni
kanunların gerektirdiği seçim ve atamalar, bu kanunların yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde yapılır.
GEÇİCİ MADDE 18
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).- Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının 137'inci maddesinde sözü geçen Yüksek Savcılar
Kurulunun kuruluşu ve çalışma usûlleri ile ilgi kanun, bu Anayasa değişikliğinin
yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde çıkarılır.
Yukardaki fıkrada belirtilen kanunun
yürürlüğe girmesine kadar 2556 ve 45 sayılı Kanunların değişiklik ve ekleriyle
birlikte uygulanmasına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 19
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).- 45 sayılı Yüksek
Hâkimler Kurulu Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıın 143 ve 144'üncü
maddelerinde yapılan değişiklik gereğince, bu değişikliğin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde değiştirilir.
Yüksek Hâkimler Kurulunun mevcut üyelerinin
görev süresi, 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun değişik şekline göre
yapılacak seçim sonuçlarının kesinleşmesi tarihine kadar devam eder.
GEÇİCİ MADDE 20
(20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla eklenmiştir).- Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasında yapılan değişiklikler veya bu Anayasaya eklenen
hükümler gereğince kanunlarda yapılması zorunlu olan ve geçici 13, 14, 15, 16,
17, 18 ve 19'uncu maddelerin kapsamı dışında kalan diğer kanunlar ve kanun
değişiklikleri, bu Anayasa değşiikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bir yıl içinde tamamlanır.
GEÇİCİ MADDE 21
(15.3.1973 tarih ve 1699 sayılı Kanunla eklenmiştir).- Sıkıyönetimin
kaldırıldığı tarihte Sıkıyönetim Mahkemelerinde görülmekte bulunan dâvalar
sonuçlanldırılıncaya kadar bu mahkemelerin görev ve yetkileri devam eder. Kamu
dâvası açılmamış dosyalar ile duruşmanın tatiline karar verilmiş dâvalar
durumlarına, niteliklerine ve kanun hükümlerine göre görevli ve yetkili
mercilere verilir.
GEÇİCİ MADDE 22
(15.3.1973 tarih ve 1699 sayılı Kanunla eklenmiştir).- 1 Kasım 1972
tarihinde T.B.M.M.'de grubu bulunup da 30 Mart 1973 tarihine kadar grubunu
muhafaza etmiş ve Milletvekili genel seçimlerine katılma niteliği kazanmış olan
siyasî partilere de Anayasanın 56'ncı maddesindeki şartlar aranmaksızın, kanunun
öngördüğü ölçüye göre Devletçe yardım yapılır.
Altıncı Kısım
SON HÜKÜMLER
I. Anayasanın
Değiştirilmesi
MADDE 155.-
Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki teklifler ivedilikle görüşülemez. Değiştirme teklifinin kabulü,
Meclislerin ayrı ayrı üye tamsayılarının üçte iki çoğunluğunun oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki
tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, 1'inci fıkradaki kayıtlar dışında, kanunların
görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbidir.
II. Başlangıç ve
Kenar Başlıklar
MADDE 156.- Bu
Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten Başlangıç Kısmı, Anayasa
metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili
oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralanma ve bağlantıyı
gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın
Yürürlüğe Girmesi
MADDE 157.- Bu
Anayasa, halkoyuna sunulup kabul edilince, Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası olur
ve halkoyu sonuçlarıyla beraber derhal Resmî Gazete'de yayınlanır.
Bu Anayasanın Türkiye Büyük Millet
Meclisinin kuruluşu, seçimi ve toplanması ile ilgili hükümleri, 1'nci fıkraya
göre yayınlanması ile; diğer hükümleri, Türkiye Büyük millet Meclisinin
seçilmesi ile, geçici maddelerde belirtilen esaslara göre yürürlüğe girer.
|